En çok izlenen videolar

MimaristTV
103 Görüntülenme · 5 yıl önce

⁣Sami Yılmaztürk

MimaristTV
77 Görüntülenme · 5 yıl önce

⁣Tam 4 yıl oldu…

4 yıl önce bugünlerde Taksim Meydanı ve Gezi Parkı başta olmak üzere, yaşam alanlarımıza amansız ve hukuksuz bir şiddetle saldıranların karşısında omuz omuza verdik.

Gençlerimizin yaratıcı zekâsıyla, annelerimizin kucaklayan şefkatiyle, işçi kardeşlerimizin emekten gelen gücüyle, kadınlarımızın gür sesiyle, LGBTİ bireylerimizin biz de varız çığlığıyla el ele verip dayanışmamızı ve direnişimizi büyüttük. Bu onurlu direniş ve evrensel dayanışma karşısında çaresizlerin ve korkakların günden güne daha da kirlenen politikalarına, günden güne tırmandırılan şiddetine, adaletsizliğine karşı biz Gezi’nin çapulcuları onlarca ayrı dille, sesle, renkle bir arada durduk, nefes aldık.

Dünyaya örnek olan, umut veren; muktedirlerin ise bir hayalet gibi korktukları, dillerinden düşürmedikleri Gezi direnişimiz 4 yaşında.

Korkmakta haklılar, gördüler ki; biz bir araya geldiğimizde biz birbirimizi çok seviyoruz.

Gördüler ki; biz bir araya geldiğimizde karanlığa dur diyebiliyoruz.

Gördüler ki; plastik mermiler, biber gazları, gözaltılar, tutuklamalar bizi korkutamıyor.

Gördüler ki; biz parkımız, geleceğimiz, çocuklarımız, ailelerimiz için tüm renklerimizle direniyoruz.

Gördüler ki; biz bir araya geldiğimizde düşlediğimiz hayatı kuruyoruz.

ve gördüler ki, Gezi’den bugüne 4 yıldır biz karanlığa, şiddete, haksızlığa HAYIR demeye devam ediyoruz.

4 yıldır her geçen gün etrafımızı daha fazla saran karanlığın farkındayız.

Ne Anayasa’nın ne uluslararası sözleşmelerin, ne de AİHM kriterlerinin dikkate alındığı, hukuksuzluk ve keyfiliğin kutsandığı bir siyasal iklimde yaşıyoruz. Bu keyfiliği biz GEZİ sürecinden iyi tanıyoruz. İktidar sahiplerinden güç alan, hukuk ve kural tanımaz polis şiddetinin yaşamlarımızı nasıl kararttığını unutmuş değiliz.

Onlarca arkadaşımızın gözlerini kaybetmesinin, binlercesinin yaralanmasının, bunun ardından faillerin ve azmettiricilerin cezasız bırakılmasının böylesi bir kural tanımazlıktan beslendiğine şahit olanlarız.

Ethem Sarısülük ile Medeni Yıldırım’ı öldüren polis ve jandarma kurşunlarının, Ali İsmail’e yönelen ölümcül tekmelerin sahiplerinin, Abdullah Cömert’i, Ahmet Atakan’ı, Berkin Elvan’ı yaşamdan koparan biber gazı fişeklerinin, Hasan Ferit’i vuran mafya bozuntularının ve Mehmet Ayvalıtaş’ı bizden alan pervasızlığın bu hukuksuzluktan güç aldığını bilenleriz.

Özgürlükten, demokrasiden, barıştan ve doğadan olan herkesin açlıkla, ölümle ve hapisle sınandığını, hırsızlığın, yolsuzluğun, katliamların, taciz ve tecavüzlerin cezasızlıkla ödüllendirildiğini; bir insanı katletmenin bedelinin mahkeme masraflarından daha az olduğunu; 80 gündür çocuğunun kemiklerini alabilmek için açlık grevi yapan babaya oğlunun kemiklerinin kargoyla gönderildiğini görenleriz.

Herkesin susmasını, herkesin biat etmesini, herkesin el pençe divan durmasını isteyenlerin haklarını talep edenler karşısında hukuksuzluğa, adaletsizliğe, vicdansızlığa nasıl sarıldıklarını; parlamentonun işlevsizleştirilmesi için milletvekillerinin tutuklanmasına, şiddete nasıl ihtiyaç duyduklarını yaşayarak öğrenenleriz.

Baştan sona adaletsiz ve eşitsiz bir ortamda gerçekleştirilen Anayasa referandumunun bile nasıl oy hırsızlığı ile maniple edildiğini hep birlikte yaşadık. Demokrasi isteyenlerin oylarının nasıl gasp edilmeye çalışıldığını hep birlikte gördük.

Gezi’de barıştan, özgürlükten, doğadan eşitlik ve dayanışmadan yana kurduğumuz hayatın peşinde olanların KHK’larla, ihraçlarla, açlıkla, tutuklamalarla sınandığı bu karanlıkta, dayanışmamızdan ve birbirimizden vazgeçmiyoruz. OHAL adı altında yerleştirilen bu karanlığa, haksızlığa, talana, şiddete, cezasızlığa Gezi’den aldığımız güç ve kazanımlar ışığında hayır diyoruz.

Bilinsin ki; Gezi direnişi bu toplumun tarihinde bir onur sayfası olarak yerini almıştır. Dünyaya örnek olan Gezi direnişi, en temel hak taleplerinin hukuksuzca cezalandırılmaya çalışıldığı davalarda suç unsuru olarak gösterilip kriminalize edilmeye çalışılmaktadır. Bunu reddediyor, kendi hukuksuz ve onursuzluklarının yarattığı korku ve kâbusları nedeniyle bu sayfanın karalanmasına izin vermiyoruz.

4 yıl önce bir parkta birlikteliğimizden yarattığımız gücümüzle tekrarlıyoruz; Başta Taksim Meydanı ve Gezi Parkı olmak üzere yaşam alanlarımızın, ormanlarımızın, parklarımızın, meydanlarımızın, kentlerimizin, insan hakları anıtımızın dahi abluka altına alınmasını ve yok edilmesini, ülkemizin bir cezaevine dönüştürülmesini hiçbir zaman kabul etmiyoruz, kabul etmeyeceğiz.

Taleplerimizin arkasındayız!

Bir aradayız, Susmuyoruz!

Hayır Bitmedi, Mücadeleye devam diyoruz!

TAKSİM DAYANIŞMASI

MimaristTV
69 Görüntülenme · 5 yıl önce

⁣Video hakkında henüz açıklama girilmemiş.

MimaristTV
96 Görüntülenme · 5 yıl önce

⁣Video hakkında henüz açıklama girilmemiş.

MimaristTV
89 Görüntülenme · 5 yıl önce

TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi, edebiyatımızın en verimli ve özgün yaratıcılarından Murathan Mungan’ın edebiyatımıza yeni bir tarz getiren Hamamname adlı yapıtını farklı açılardan incelemeyi amaçlayan “Hamamname Etrafında” başlıklı bir oturuma ev sahipliği yapıyor.Zeynep Ahunbay (İstanbul Teknik Üniversitesi, Mimarlık Fakültesi, Restorasyon Ana Bilim Dalı emekli öğretim üyesi), Mehmet Ö. Alkan (İstanbul Üniversitesi, Siyasal Bilgiler Fakültesi, Siyasi Tarih Ana Bilim Dalı Başkanı, Tarih Vakfı Başkanı), Erol Köroğlu (Boğaziçi Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü), Nagehan Uçan Eke (Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü) ve film yönetmeni Gürcan Keltek ve Murathan Mungan’ın katılacağı oturumu Melih Güneş yürütecek.“Hangi hamamı, hangi hikâyeye mekân tutmalı şimdi, diye düşünürken akıl karıncalanmaz mı sanırsınız? Tophane’deki Yamalı Hamam, Küçük Ayasofya Camii yakınındaki Çardaklı Hamam, yoksa Vefa’daki Koğacılar Hamamı mı, diye yer beğenirken baş kaşınmaz mı? Daha doğrusu her birinin yerinde artık yeller eserken zamanın kapısını nasıl bulup da aralamalı? … Elindeki fenerin cılız aydınlığı onca sayfaya ışık tutmaya yeter mi, bir kerede bilemez ki insan, bir zamandan diğerine birkaç kez daha gidip gelmeye bakmalı. Sonra hangi birinin hikâyesine orta yerinden dalıp, nice hurda teferruat arasında bulduğumuz manayı hayatın neresine koymalı? Elin eksilttiğini dil artırır mı? Denize dökülen sular değil ki dile dökülenler, insan dediğinin nefesi kelimelerin nefesine yeter mi, diye hayıflansak da muradı menzil bilip gene anlatmanın yollarına bakmalı. Anlatmazsan dünya silinmez elbet, ama dünyaya varoluşun bilinmez borçlarını ödemeye gelmiş insan silinir varoluşun hafızasından. Eski minyatürlerde, dört nala koşan bir at sırtında geriye dönüp ok atarken tasvir edilen binicinin, okunun yönüyle atının yönü arasında bölünmesi gibi asılı kalmış bir zaman yaratalım kendimize bu kitabın içine dağıttığımız sayfalardan. Kelimelerin elinden tutup binlerce yıldır buz denizlerinden kum kızgını çöllere her lisanda kendini önce kendine, sonra bir insanı diğerine anlatanların ucu gelmez kervanına katılalım. Tam kapıyı çekip laf bitirirken yeniden başlayalım:”12 Şubat Cumartesi, 14.00-19.00

MimaristTV
23 Görüntülenme · 5 yıl önce

⁣Video hakkında henüz açıklama girilmemiş.

MimaristTV
56 Görüntülenme · 5 yıl önce

TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi Anadolu 2. B.K.B. Temsilciliği, 1 Mart 2018 tarihinde Orman Yüksek Mühendisi Prof. Dr. M. Doğan Kantarcı ve Mimarlar Odası Genel Başkanı Mimar Eyüp Muhcu’nun katılımıyla “Kanal İstanbul” konulu panel-forum etkinliği düzenledi.

Kartal Hasan Ali Yücel Kültür Merkezinde düzenlenen panel-forum, saat 18’de başladı.

MimaristTV
123 Görüntülenme · 1 yıl önce

15.03.2025

MimaristTV
97 Görüntülenme · 5 yıl önce

Ayın Konuğu: Prof. Dr. Galip Yalman "KRİZ VE SİYASET: Yunanistan’dan İspanya’ya Neoliberalizm Karşıtı Hareketler ve Mücadele Pratikleri Üzerine"

TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi "AYIN KONUĞU" programına bu kez, Ortadoğu Teknik Üniversitesi, Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü Öğretim Üyesi ve Avrupa Çalışmaları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Galip YALMAN konuk edildi.

Araştırma konuları uluslararası ve karşılaştırmalı siyasal iktisat, devlet kuramları, siyasal iktidar-iş dünyası ilişkileri, neoliberal dönemde emek-sermaye ilişkileri ve yoksullukla mücadele stratejileri olan ve bu alanlarda çeşitli dersler veren Yalman, 25 Nisan Cumartesi günü gerçekleşen buluşmada "KRİZ VE SİYASET: Yunanistan'dan İspanya'ya Neoliberalizm Karşıtı Hareketler ve Mücadele Pratikleri Üzerine" başlıklı sunumunu gerçekleştirdi.

MimaristTV
46 Görüntülenme · 5 yıl önce

⁣Sami Yılmaztürk Anısına…

Ülkemizde yaşanılan ağır ekonomik kriz ve bu krizi daha da derinleştiren pandemi koşulları, esasen dar gelirli ve dezavantajlı gruplar için sorun teşkil eden elverişli konuta erişim sorununu yadsınamaz bir şekilde konut krizine dönüştürmüş durumdadır. Dünya Konut Fiyat Endeksi üzerinden bakıldığında, son yıllarda ülkemizdeki satılık konut ve kira fiyatlarının muazzam bir artışla ilk sırada bulunduğu, temel insanlık hakkı olan barınma ihtiyacının karşılanmasının aracı olan konutun gerek devlet gerekse kullanıcılar açısından ekonomik bir yatırım aracına dönüştürüldüğü görülmektedir.

Ayrıca, bilindiği gibi tüm dünyada 1,8 milyardan fazla insanın yeterli barınma hakkından yoksun olduğu, 2030 yılına kadar dünya nüfusunun yüzde 40’ının, istihdam, eğitim, sağlık ve sosyal hizmetlere erişim için bir ön koşul olan yeterli konut erişimine ihtiyacı olacağı tahmin edilmektedir.

Tüm insanların yeterli barınma hakkına sahip olması gerekliliğini ve mesleğimizin bu konuda önemli bir iyileştirici rolü bulunması ilke edinen Uluslararası Mimarlar Birliği (UIA) tarafından 2021 yılının teması “Sağlıklı Bir Dünya İçin Temiz Çevre” olarak belirlenmiştir. UIA, bu temayla “Barınma, Kamusal Alanlar ve İklim Değişikliği” başlığında üç temel alana odaklanmıştır.

Bu tespitlerden hareketle sevgili meslektaşımız C. Sami Yılmaztürk anısına düzenleyeceğimiz “Konut Kurultayı”nı, konut sorununun çözümü için krize yol açan mevcut ekonomik ve politik yaklaşımları, farklı konut hallerini, konut tasarım ve üretim süreçlerini, herkesin konut hakkı bağlamında konuta erişilebilirlik sorunları nedenleri ve sürecin işleyişini farklı boyutları ile irdelemek, çözümlemek ve yeni çözümlere ulaşabilmek için disiplinler arası bir ortak bir buluşma gerçekleştirmek amacıyla düzenlemiş bulunuyoruz.

5-6 Ocak 2022 tarihlerinde çevrimiçi olarak düzenleyeceğimiz Konut Kurultayı, “Türkiye’de Konut/Barınma hakkı ışığında konut krizi ve mücadelesinin değerlendirilmesi ve yeni yaklaşımlar” başlığı altında tüm ilgililerin katılabileceği çevrimiçi forumla sona erecektir.

Tüm meslektaşlarımıza ve kamuoyuna katılımları ricasıyla saygı ile duyurulur.




4. sayfadasınız. Toplam sayfa sayısı 10