En çok izlenen videolar

MimaristTV
77 Görüntülenme · 4 yıl önce

⁣İstanbul’un kalbi Tarihi Yarımada’nın sürekli korunmasının sağlanması hepimiz için bir ortak sorumluluktur. Bu bağlamda Tarihi Yarımada’da gerçekleştirilmekte olan koruma çalışmaları hakkında bilgilenmek, konunun uzmanlarıyla Yarımada’nın sorunlarını değerlendirmek için TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi olarak bir panel-forum dizisi başlatmaya karar verdik.


Etkinlik dizisi ile Tarihi Yarımada’da kültür varlıklarının korunması için projeler gerçekleştiren kurumların uygulamalarının tanıtılacağı ve koruma alanında çalışan uzmanlarla birlikte geleceğe yönelik sağlıklı koruma politikalarını geliştirmek üzere ortak bir tartışma platformunun oluşturulması hedeflenmektedir.
Panel-forum dizimizin birincisinde İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin internet üzerinden herkesin erişimine açtığı Kültür Varlıkları Envanteri Projesi ile Tarihi Yarımada’da gerçekleştirilmeye başlanan Karasurları, Bukoleon Sarayı gibi restorasyon uygulamaları tanıtılacak, ardından Tarihi Yarımada’nın kent planlama ve mimarlık ölçeğinde yaşamakta



olan çok boyutlu sorunları irdelenecektir.




Panelin ardından gerçekleştireceğimiz forumda izleyicilerimizin soru ve görüşleriyle etkin katılacağı bir ortamın yaratılması hedeflenmektedir.

MimaristTV
69 Görüntülenme · 4 yıl önce

⁣Mimarlık ve Kent Filmleri Festivali

MimaristTV
197 Görüntülenme · 4 yıl önce

Mart 2010
Yönetmen: Fatih Pınar
TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi

MimaristTV
42 Görüntülenme · 4 yıl önce

10 Haziran 2017, Cumartesi günü Saat: 17.30’da TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi Konferans Salonunda gerçekleştirilen etkinlikte, tarihsel kapitalizmin işleyişi içinde, inşaat sektörünün ve gayrimenkul piyasasının yapısal işlevleri ve bu liman bölgelerinin çerçevede son dönemde oynadığı kritik rol çeşitli kentlerden örneklerle, karşılaştırmalı olarak anlatılıp, İstanbul limanlarının bu global manzara içindeki yeri tartışıldı.

MimaristTV
177 Görüntülenme · 4 yıl önce

Mimar, Antropolog ve Eğitimci Bozkurt Güvenç, "AYIN KONUĞU" programımızın bu yılki son konuşmacısı oldu.

Çalışmalarında, sosyal antropolojiyle ilgili sorunlar içinde en çok "kültür" kavramı üzerinde duran Güvenç, 19 Aralık Cumartesi günü gerçekleşecek programa, "Tasarım Sanatı ve Mimarlık" konulu sunumuyla katıldı.

Bozkurt Güvenç hakkında;

Mimar, insanbilimci ve eğitimci Bozkurt Güvenç 1926 yılında Samsun'da dünyaya geldi. İlk ve orta öğrenimini Anadolunun değişik illerinde tamamlayarak yurdun farklı yörelerini tanıma olanağını buldu. . Kabataş Lisesi'nden sonra 1943-45 yıllarında İstanbul Teknik Üniversitesi'ne devam etti. Mimarlık eğitimini 1945 yılında kazandığı Devlet Bursuyla ABD'de, Georgia ve Massachusettes Teknoloji Enstitülerinde tamamladı.

Demokrat Parti döneminin eğitim, felsefe ve yabancılaşma sorunlarıyla ilgilenenen Güvenç, 1962-63 yılında USAID bursuyla Columbia Üniversitesi (ABD)'de Eğitim ve İnsanbilim programlarını izledi (M.A. 1963).

Dönüşünde Hacettepe Üniversitesi'nin kuruluşunda görevler aldı. Doktorasını 1965 yılında Hacettepe'de tamamladı. Temel Bilimler Yüksek Okulu'nu ve Nüfus Etütleri Enstitüsünü ve Sosyal Antropoloji Bölümünü kurdu. 1969'da doçent, 1977'de profesör, 1993'te emekli oldu
1972-76 yılları arasında Türk Sosyal Bilimler Derneği Başkanlığı; 1974 yılında Başbakanlık Kültür Müsteşarlığı görevlerini üstlendi. 1979-81 yılları arasında Tokyo Üniversitesi Asya Afrika Araştırmaları Enstitüsü'nde Konuk Araştırma Profesörü ve 1985-86 yılında Wilson Center Burslusu olarak Smithsonian Enstitüsü (Washington D.C. ABD)'de araştırmalar yaptı.

1993-2000 yılları arasında Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı olarak Çankaya'da görevlendirildi. Başbakanlık Atatürk Barış Ödülü Yüksek Kurulu'nda, Yüksek Öğretim Kurumu Genel Kurulu'nda, UNESCO Türkiye Milli Komisyonu'nda, Türk Eğitim Derneği Bilim Kurulu'nda çalıştı. Türkiye'yi UNESCO Genel Kurulları ile Uluslararası Eğitim Konferanslarında ve Avrupa Konseyi'nde temsil etti.

Japonya'nın "Yükselen Güneşin Altın Işınları" nişanıyla ödüllendirildi. 1997 yılında Türkiye Bilimler Akademisi'ne onursal üye seçildi.
Çalışmalarında insan, kültür, eğitim ve değişim sorunlarına odaklanan Güvenç'in yayımlanmış eserleri şunlardır;

Türkiye Demografyası, HÜNEE, Hacettepe Ü. 1970.

Kültür Kuramında Bütüncülük Sorunu, Hacettepe Ü. 1970.

İnsan ve Kültür: Antropolojiye Giriş, Remzi 1972.

Sosyal/Kültürel Değişim, HÜNEE, HÜ, 1976.

Japon Kültürü, T. İş Bankası Kültür Yay. 1980.

Kültür Konusu ve Sorunlarımız, Remzi 1985.

Japon Eğitimi Raporu, MEB 1991.

Türk-İslam Sentezi (Dosyası). Sarmal Yayınevi 1991.

Mantık ve Metot. Anadolu Ü. Açık Öğretim Fak. 1992.

[Seçilmiş Ülkelerde] Üniversiteye Geçiş, ÖSYM, 1992.

Türk Kimliği: Kültür Tarihinin Kaynakları. Remzi 1993

Güldüsün Fıkraları, Remzi, 1994

Kültür ve Eğitim, (Denemeler) Gündoğan 1995.

Kültür ve Demokrasi, (Denemeler) Gündoğan 1996.

Kültürün ABC'si, YKY 1997.

Anılardan Sayfalar, T. İş Bankası Kültür Yay. 2004.

Demirel'e Yazdıklarım, Büke 2005

Demokrasi Din Devlet. Efil 2015.

Çeviriler;

Çağımızın Özgürlük Sorunu (Erich Fromm'dan) Özgün İnsan Yay. 1973.

Yalnızlık Dolambacı (Octavio Paz'dan) Cem 1978.

Darwin Gerçeği (Benjamin Farrington'dan) Çağdaş Yay. 1978.

Tarihten Dersler (Will ve Ariel Durant'dan) Cem 1979.

İnsan ve Dünyası (Calvin Wells'ten) Remzi 1982.

The Other, (Türk Kimliğinin İngilizce özeti). Alkım 2006

Der Andere.(Türk Kimliği'nin Almanca Özeti). Manzara Verlag, 2014

MimaristTV
26 Görüntülenme · 4 yıl önce

⁣Dünya Mirası Listesi'ne kaydettiği, tüm doğal ve kültürel varlıkların insanlığın ortak mirası olduğunu iddia eden UNESCO Dünya Miras Komitesi; 40. toplantısını 10-20 Temmuz 2016 tarihleri arasında yapmak üzere İstanbul'a geliyor. 2015 Dünya Mirası Komitesi raporu ile başlayacak uluslararası toplantıda, Dünya Mirası Listesi'ne kayıtlı varlıkların korunup korunmadığı tartışılacak; risk altında olanlar için öneriler ve koruma stratejileri belirlenecek. Liste'ye eklenmesi önerilen yeni varlıklar için geçici listeler hazırlanacak ve Dünya Kültür ve Doğal Mirası Listesi güncellenecek. İstanbul'da yapılacak UNESCO'nun bu 40. toplantısına, ülkede bulunan doğal ve kültürel varlıkların - Dünya Mirası Listesi'ne kayıtlı olsun ya da olmasın- yok olmasına, aldığı siyasi kararla etki eden, savaş ve sermaye saldırılarına neden olan Türkiye Hükümeti ev sahipliği yapacak.



UNESCO toplantısının İstanbul'da yapılmasına rağmen tarihi kent merkezi ile 31 yıldır Dünya Mirası Listesi'nde bulunan kentimizin, sermaye birikimi için inşaat ve turizm baskısıyla tarihi dokularından sulak alanlarına kadar talan edilmesi konuşulmayacak. Süleymaniye'deki tarihi mahalle dokusunun kentsel yenileme projesi ile ortadan kaldırılmış olması; Ayvansaray, Sulukule gibi eski mahallelerin yıkılıp inşaat şirketlerine teslim edilmesi; özgün değerlerinin kaybettirilmesi; "çılgın - mega" projelerle kentin ormanlarının ve sulak alanlarının yok edilmesi bu toplantıda söz konusu olmayacak.



Dünya Mirası Listesi'ndeki Diyarbakır Kalesi ve Hevsel Bahçeleri'nin oluşturduğu kültürel peyzaj içinde ve etki alanında bulunan başta Kurşunlu Camii, Dört Ayaklı Minare, kiliseler ve yüzlerce yıllık yaşam alanlarının yer aldığı Sur İlçesi'nin, savaşla yıkılıp yok edilmesinden söz edilmeyecek. Sermayenin kar hırsını tatmin için yapılan barajın suları altında kalacak olan binlerce yıllık yerleşim ve arkeolojik sit alanı Hasankeyf ise listede olmadığı için gündeme bile alınmayacak.



Doğal ve kültürel varlıklar listelere alınarak, tahrip edilmeleri görmezden gelinerek yakılıp yıkılmalarını sağlayanlarla birlikte korunamaz.



Hükümetlerin finansı ile varlığını sürdüren, savaşlar yaşanırken, yıkımlar ve tahribatlar olurken sessizliğini koruyan ve kayıtsız kalan UNESCO; İstanbul'un 8500 yıllık tarihine ait bilgilere ulaştığımız Yenikapı'da, 1 milyon metrekare deniz alanının doldurulmasına göz yuman ve tarihi görmezden gelen İstanbul'daki talandan sorumlu yerel yöneticiyi, İBB Başkanı'nı, "kültürel mirasın korunması konusundaki şahsi katkıları için" madalya ile onurlandırdı!



UNESCO'nun, kültür ve doğal varlıklara ilişkin "ortak miras", "tarafsızlık" ve "koruma" söylemlerine güvenmiyoruz.
Bizler yaşadığımız alanlardaki kültürel dokuları hükümetler ve onların oluşturduğu kurumlarla değil; bizzat yerinde, halklarla birlikte korunabileceğini, böylece miras olarak gelecek nesillere taşınabileceğini düşünüyoruz. Yaşamı, tarihi ve kültürel belleği korumak isteyen herkesi, tüm kurumları; savaşlara, sermaye saldırılarına, bunları yürüten hükümetlere ve onları aklayan UNESCO benzeri oluşumlara karşı koyacak dayanışmayı örmeye, soyut söylemler yerine doğal, tarihi ve kültür varlıkları nasıl koruyacağımızı birlikte tartışmaya davet ediyoruz.

MimaristTV
48 Görüntülenme · 4 yıl önce

06.03.2015 Cuma (2. Gün)
Oturum-5: "Değişen İnsan-Mekan İlişkileri, Kent ve Birey"
Moderatör: Ali Rüzgar-Mimarlık Vakfı YK Sekreteri
Bildiri: Ali Akay-Prof. Dr./MSGSÜ-Sosyoloji
Değerlendirme:
Emre Zeytinoğlu-Yrd. Doç. Dr./MSGSÜ
Nezih Başgelen-Arkeolog-Yayıncı/Arkeoloji ve Sanat Yayınları
Tartışma: ...

Oturum-6: "Mimarlık ve Estetik Kültür, Etkileşim Araçları ve Etik"...
Moderatör: Eser Yağcı-Yrd. Doç. Dr./MSGSÜ/ MO İst. BK Şb. YK Üyesi
Bildiri: Meriç Öner-Araştırma ve Program Yöneticisi-SALT
Değerlendirme:
Belkıs Uluoğlu-Prof. Dr./İTÜ-Mimarlık
Oğuz Haşlakoğlu-Doç. Dr./İTÜ-Mimarlık/GSB-Sanat Felsefesi
Tartışma: ...

Oturum-7: "Planlamada Katılım ve Kamu Yararı"
Moderatör: Asuman Türkün-Prof. Dr./YTÜ-Şehir Planlama
Bildiri: Sezai Göksu-Prof. Dr./Dokuz Eylül Ü.-Şehir Planlama
Değerlendirme:
Cihan B. Uzunçarşılı-Bağımsız Araştırmacı/Kent Hareketleri
Yaşar Adnan Adanalı-Araştırmacı/Şehirci
Tartışma: ...

Oturum-8: "Planlama Kurumunun Çoklu Hukuk Ortamı"
Moderatör: Akın Atauz-Şehirci, Bölge Plancısı
Bildiri: Feridun Duyguluer-Öğr. Gör./ODTÜ/Eski BB TAU Genel Müdürü
Değerlendirme:
İclal Dinçer-Prof. Dr./YTÜ-Şehir Planlama
Tayfun Kahraman-Şehir Plancıları Odası İstanbul Şb. Başkanı
Yıldız Uysal-Y.Müh. Mimar/ Mimarlar Odası İst. BK Şb.
Tartışma: ...

Oturum-9: "Türkiye Mimarlık Eğitimi Politikasına Doğru"
Kaynaklar...
Moderatör: Doğan Hasol-Dr./Y. Müh. Mimar
Bildiri: Bülend Tuna-Mimarlar Odası Mimarlık Akreditasyon Kurulu Üyesi
Değerlendirme:
Neslihan Dostoğlu-Prof. Dr./İKÜ-Mimarlık
Boğaçhan Dündaralp-Mimar
Tonguç Akış-Yrd.Doç. Dr./İYTE-Mimarlık
Tartışma: ...

MimaristTV
51 Görüntülenme · 4 yıl önce

⁣Ruhi Kafescioğlu

MimaristTV
148 Görüntülenme · 4 yıl önce

Temmuz 2010
Yönetmen: Fatih Pınar
TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi

MimaristTV
108 Görüntülenme · 1 yıl önce

13.03.2025
Perşembe

MimaristTV
52 Görüntülenme · 4 yıl önce

TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi Anadolu 2. B.K.B. Temsilciliği, 1 Mart 2018 tarihinde Orman Yüksek Mühendisi Prof. Dr. M. Doğan Kantarcı ve Mimarlar Odası Genel Başkanı Mimar Eyüp Muhcu’nun katılımıyla “Kanal İstanbul” konulu panel-forum etkinliği düzenledi.

Kartal Hasan Ali Yücel Kültür Merkezinde düzenlenen panel-forum, saat 18’de başladı.

MimaristTV
74 Görüntülenme · 4 yıl önce

⁣Tam 4 yıl oldu…

4 yıl önce bugünlerde Taksim Meydanı ve Gezi Parkı başta olmak üzere, yaşam alanlarımıza amansız ve hukuksuz bir şiddetle saldıranların karşısında omuz omuza verdik.

Gençlerimizin yaratıcı zekâsıyla, annelerimizin kucaklayan şefkatiyle, işçi kardeşlerimizin emekten gelen gücüyle, kadınlarımızın gür sesiyle, LGBTİ bireylerimizin biz de varız çığlığıyla el ele verip dayanışmamızı ve direnişimizi büyüttük. Bu onurlu direniş ve evrensel dayanışma karşısında çaresizlerin ve korkakların günden güne daha da kirlenen politikalarına, günden güne tırmandırılan şiddetine, adaletsizliğine karşı biz Gezi’nin çapulcuları onlarca ayrı dille, sesle, renkle bir arada durduk, nefes aldık.

Dünyaya örnek olan, umut veren; muktedirlerin ise bir hayalet gibi korktukları, dillerinden düşürmedikleri Gezi direnişimiz 4 yaşında.

Korkmakta haklılar, gördüler ki; biz bir araya geldiğimizde biz birbirimizi çok seviyoruz.

Gördüler ki; biz bir araya geldiğimizde karanlığa dur diyebiliyoruz.

Gördüler ki; plastik mermiler, biber gazları, gözaltılar, tutuklamalar bizi korkutamıyor.

Gördüler ki; biz parkımız, geleceğimiz, çocuklarımız, ailelerimiz için tüm renklerimizle direniyoruz.

Gördüler ki; biz bir araya geldiğimizde düşlediğimiz hayatı kuruyoruz.

ve gördüler ki, Gezi’den bugüne 4 yıldır biz karanlığa, şiddete, haksızlığa HAYIR demeye devam ediyoruz.

4 yıldır her geçen gün etrafımızı daha fazla saran karanlığın farkındayız.

Ne Anayasa’nın ne uluslararası sözleşmelerin, ne de AİHM kriterlerinin dikkate alındığı, hukuksuzluk ve keyfiliğin kutsandığı bir siyasal iklimde yaşıyoruz. Bu keyfiliği biz GEZİ sürecinden iyi tanıyoruz. İktidar sahiplerinden güç alan, hukuk ve kural tanımaz polis şiddetinin yaşamlarımızı nasıl kararttığını unutmuş değiliz.

Onlarca arkadaşımızın gözlerini kaybetmesinin, binlercesinin yaralanmasının, bunun ardından faillerin ve azmettiricilerin cezasız bırakılmasının böylesi bir kural tanımazlıktan beslendiğine şahit olanlarız.

Ethem Sarısülük ile Medeni Yıldırım’ı öldüren polis ve jandarma kurşunlarının, Ali İsmail’e yönelen ölümcül tekmelerin sahiplerinin, Abdullah Cömert’i, Ahmet Atakan’ı, Berkin Elvan’ı yaşamdan koparan biber gazı fişeklerinin, Hasan Ferit’i vuran mafya bozuntularının ve Mehmet Ayvalıtaş’ı bizden alan pervasızlığın bu hukuksuzluktan güç aldığını bilenleriz.

Özgürlükten, demokrasiden, barıştan ve doğadan olan herkesin açlıkla, ölümle ve hapisle sınandığını, hırsızlığın, yolsuzluğun, katliamların, taciz ve tecavüzlerin cezasızlıkla ödüllendirildiğini; bir insanı katletmenin bedelinin mahkeme masraflarından daha az olduğunu; 80 gündür çocuğunun kemiklerini alabilmek için açlık grevi yapan babaya oğlunun kemiklerinin kargoyla gönderildiğini görenleriz.

Herkesin susmasını, herkesin biat etmesini, herkesin el pençe divan durmasını isteyenlerin haklarını talep edenler karşısında hukuksuzluğa, adaletsizliğe, vicdansızlığa nasıl sarıldıklarını; parlamentonun işlevsizleştirilmesi için milletvekillerinin tutuklanmasına, şiddete nasıl ihtiyaç duyduklarını yaşayarak öğrenenleriz.

Baştan sona adaletsiz ve eşitsiz bir ortamda gerçekleştirilen Anayasa referandumunun bile nasıl oy hırsızlığı ile maniple edildiğini hep birlikte yaşadık. Demokrasi isteyenlerin oylarının nasıl gasp edilmeye çalışıldığını hep birlikte gördük.

Gezi’de barıştan, özgürlükten, doğadan eşitlik ve dayanışmadan yana kurduğumuz hayatın peşinde olanların KHK’larla, ihraçlarla, açlıkla, tutuklamalarla sınandığı bu karanlıkta, dayanışmamızdan ve birbirimizden vazgeçmiyoruz. OHAL adı altında yerleştirilen bu karanlığa, haksızlığa, talana, şiddete, cezasızlığa Gezi’den aldığımız güç ve kazanımlar ışığında hayır diyoruz.

Bilinsin ki; Gezi direnişi bu toplumun tarihinde bir onur sayfası olarak yerini almıştır. Dünyaya örnek olan Gezi direnişi, en temel hak taleplerinin hukuksuzca cezalandırılmaya çalışıldığı davalarda suç unsuru olarak gösterilip kriminalize edilmeye çalışılmaktadır. Bunu reddediyor, kendi hukuksuz ve onursuzluklarının yarattığı korku ve kâbusları nedeniyle bu sayfanın karalanmasına izin vermiyoruz.

4 yıl önce bir parkta birlikteliğimizden yarattığımız gücümüzle tekrarlıyoruz; Başta Taksim Meydanı ve Gezi Parkı olmak üzere yaşam alanlarımızın, ormanlarımızın, parklarımızın, meydanlarımızın, kentlerimizin, insan hakları anıtımızın dahi abluka altına alınmasını ve yok edilmesini, ülkemizin bir cezaevine dönüştürülmesini hiçbir zaman kabul etmiyoruz, kabul etmeyeceğiz.

Taleplerimizin arkasındayız!

Bir aradayız, Susmuyoruz!

Hayır Bitmedi, Mücadeleye devam diyoruz!

TAKSİM DAYANIŞMASI

MimaristTV
112 Görüntülenme · 4 yıl önce

⁣Afet Farkındalık Eğitimi




4. sayfadasınız. Toplam sayfa sayısı 5