En çok izlenen videolar

MimaristTV
53 Görüntülenme · 5 yıl önce

Mimarlar Odası'nın diğer Meslek Odaları ile birlikte açtığı davada doğa ve kültür katliamı niteliğindeki 3. Köprü, Sarıyer-Beykoz Gerigörünüm ve Etkilenme Bölgesi Geçişi planlarının İstanbul 8. İdare Mahkemesi tarafından iptal edilmesi ile Atatürk Orman Çiftliğine tamamen hukuksuz yapılan Kaçak Saray süreci bahane edilerek İktidar odakları tarafından TMMOB ve Mimarlar Odası'na karşı yoğun bir itibarsızlaştırma kampanyası başlatılmıştır.

Başta Star ve Yeni Akit Gazeteleri olmak üzere aynı kaynaktan aldıkları talimatla hareket eden bir kısım "yandaş medya" organında, Mimarlar Odası günlerdir karalanmakta, hedef gösterilmekte, iftira ve yalan dolu haberler yapılmakta; yöneticiler ise tehdit edilmektedir.

Linç kampanyasının sürdürüldüğü bu süreçte yalan haberleri ihbar kabul eden Beyoğlu Belediyesi, şubemiz kullanımındaki Karaköy Hizmet Binası'nın tadilat projesine uygunluğunun denetlenmesiyle 30.06.2015 tarihli yapı tatil tutanağı tutmuş ve 06.07.2015 tarihinde bu tutanağa itiraz edilmiştir.

Gelişmelere ilişkin görüşlerimizin, bilgilerin ve belgelerin kamuoyu ile paylaşılması amacıyla 08.07.2015 Çarşamba günü saat 11.00'da Mimarlar Odası Karaköy Hizmet binasında basın toplantısı gerçekleştirilmiştir.

MimaristTV
92 Görüntülenme · 5 yıl önce

TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi, edebiyatımızın en verimli ve özgün yaratıcılarından Murathan Mungan’ın edebiyatımıza yeni bir tarz getiren Hamamname adlı yapıtını farklı açılardan incelemeyi amaçlayan “Hamamname Etrafında” başlıklı bir oturuma ev sahipliği yapıyor.Zeynep Ahunbay (İstanbul Teknik Üniversitesi, Mimarlık Fakültesi, Restorasyon Ana Bilim Dalı emekli öğretim üyesi), Mehmet Ö. Alkan (İstanbul Üniversitesi, Siyasal Bilgiler Fakültesi, Siyasi Tarih Ana Bilim Dalı Başkanı, Tarih Vakfı Başkanı), Erol Köroğlu (Boğaziçi Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü), Nagehan Uçan Eke (Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü) ve film yönetmeni Gürcan Keltek ve Murathan Mungan’ın katılacağı oturumu Melih Güneş yürütecek.“Hangi hamamı, hangi hikâyeye mekân tutmalı şimdi, diye düşünürken akıl karıncalanmaz mı sanırsınız? Tophane’deki Yamalı Hamam, Küçük Ayasofya Camii yakınındaki Çardaklı Hamam, yoksa Vefa’daki Koğacılar Hamamı mı, diye yer beğenirken baş kaşınmaz mı? Daha doğrusu her birinin yerinde artık yeller eserken zamanın kapısını nasıl bulup da aralamalı? … Elindeki fenerin cılız aydınlığı onca sayfaya ışık tutmaya yeter mi, bir kerede bilemez ki insan, bir zamandan diğerine birkaç kez daha gidip gelmeye bakmalı. Sonra hangi birinin hikâyesine orta yerinden dalıp, nice hurda teferruat arasında bulduğumuz manayı hayatın neresine koymalı? Elin eksilttiğini dil artırır mı? Denize dökülen sular değil ki dile dökülenler, insan dediğinin nefesi kelimelerin nefesine yeter mi, diye hayıflansak da muradı menzil bilip gene anlatmanın yollarına bakmalı. Anlatmazsan dünya silinmez elbet, ama dünyaya varoluşun bilinmez borçlarını ödemeye gelmiş insan silinir varoluşun hafızasından. Eski minyatürlerde, dört nala koşan bir at sırtında geriye dönüp ok atarken tasvir edilen binicinin, okunun yönüyle atının yönü arasında bölünmesi gibi asılı kalmış bir zaman yaratalım kendimize bu kitabın içine dağıttığımız sayfalardan. Kelimelerin elinden tutup binlerce yıldır buz denizlerinden kum kızgını çöllere her lisanda kendini önce kendine, sonra bir insanı diğerine anlatanların ucu gelmez kervanına katılalım. Tam kapıyı çekip laf bitirirken yeniden başlayalım:”12 Şubat Cumartesi, 14.00-19.00

MimaristTV
92 Görüntülenme · 5 yıl önce

Yonetmen: Fatih Pınar, TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi

MimaristTV
83 Görüntülenme · 5 yıl önce

16 Aralık 2018 günü yitirdiğimiz,

Mimarlar Odası 17.Dönem Merkez Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı,
Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi 35.Dönem Yönetim Kurulu Başkanı,
İTÜ Mimarlık Fakültesi emekli öğretim üyesi,
Mimarlar Odası Ulusal Mimarlık Sergisi ve Ödülleri Mimarlığa Katkı Dalı Başarı Ödülü sahibi,

60 yıllık meslek yaşamı boyunca Mimarlar Odası’nda Yayın Komitesi, Ulusal Mimarlık Sergisi ve Ödülleri Seçici Kurulu, Anma Programı Düzenleme Kurulu ve ÇED Danışma Kurulu gibi pek çok alandaki çalışmalarda katkısını esirgemeyen,

Mimarlık tarihi ve kültürü konusunda mesleğimize sunduğu olağanüstü katkılarıyla unutulmazlarımız arasında yerini alan,

Değerli hocamız

Prof. Dr. Afife Batur için

25 Aralık 2018 Salı günü saat 17.00’de

Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi Karaköy binamızda ANMA TOPLANTISI düzenlenmiştir.

MimaristTV
98 Görüntülenme · 5 yıl önce

⁣Geçtiğimiz yıl kaybettiğimiz, Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi 43. ve 44. Dönem Yönetim Kurulu Başkanı C. Sami Yılmaztürk’ü anmak üzere ailesi, meslektaşları, çalışma arkadaşları, dostları ve mücadele arkadaşları bir araya geldi.



7 Mart 2019 Perşembe günü saat 19.00’da Mimarlar Odası Karaköy binasında gerçekleşen anma toplantısında, Sami Yılmaztürk’ün çektiği fotoğraflardan oluşan “Sami’nin Penceresi” başlıklı serginin de açılışı yapıldı.

MimaristTV
53 Görüntülenme · 5 yıl önce

Konu: İmar planlarının yapımı, onaylanması, yürürlüğe girmesi ve kesinleşmesi ile ilgili usul ve esaslar; İmar planlarını onaylamaya yetkili idareler

MimaristTV
277 Görüntülenme · 4 yıl önce

9. Yılında Gezi Direnişi! Nasıl Başladı, Neler Oldu? | Hatırla
#gezi #geziolayları #hatırlaGezi Parkı Olayları 9. Yılında! Neler Olmuştu, Nasıl Başladı ve Nasıl Bitti?
KRT TV

MimaristTV
100 Görüntülenme · 4 yıl önce

04.03.2023

MimaristTV
72 Görüntülenme · 5 yıl önce

⁣Gezi’yi lekelemeye yönelik beyhude çabalarınızı reddediyoruz!

Gezi bu toprakların eşitlik, özgürlük ve adalet umududur.

Ülkemizin toplum, kent ve demokrasi tarihinin en parlak ve onurlu sayfalarından biri olan ve anayasal bir zeminde, meşru olarak gerçekleştiği daha önce verilen yargı kararlarıyla tescil edilen Gezi Direnişi, hukuka ve gerçeğe aykırı bir iddianameyle karalanmaya, temel hak talepleri suç unsuru gibi gösterilmeye, barışçıl direnişin, tarihsel ve meşru gerçekliği çarpıtılmaya ve Gezi yeniden yargılanmaya çalışılmaktadır.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan ve 30. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından geçtiğimiz hafta kabul edilen, hiçbir somut delile dayanmayan, tamamen komplo teorilerinden ilhamla yazılmış akıldışı bir iddianameyle Gezi’nin tarihi yeniden yazılmak isteniyor.

Gezi’yi lekelemeye yönelik beyhude çabalarınızı reddediyoruz! Çünkü Gezi’yi biz yaşadık, biliyoruz! Gezi bu toprakların eşitlik, özgürlük ve adalet umududur.

Bir kez daha açıkça söyleyelim: Gezi, ülkemizin toplumsal tarihinin en parlak ve onurlu sayfasıdır. Çaresizce iddia ettiğiniz gibi içeriden veya dışarıdan bir şefi, reisi, yönlendiricisi, talimat vereni, tepe örgütü, finansörü yoktur! Gezi Direnişi’ni suçla, terörle, darbeyle, kalkışmayla anılan bir eyleme dönüştürmenize asla izin vermeyeceğiz.

2013 yılının Haziran ayından beri sistemli bir şekilde sürdürülen bu algı dayatmalarına toplum ve kamuoyu tarafından itibar edilmediği gibi, Gezi Direnişi’nin demokratik hak ve ifade özgürlüğü çerçevesinde son derece meşru ve anayasal bir zeminde gerçekleştiği daha önce verilen yargı kararlarıyla da tescil edilmiştir.

Ancak tüm bu gerçeklere rağmen, 16 kişinin ağırlaştırılmış müebbet ve bir dizi ek ceza istemiyle yargılanıyor olmaları, ülkemizde yargı erkinin siyasal iktidarın bekasını korumakla görevli bir birime dönüştüğünü gösteren son örnek olmuştur.

Çok iyi biliyoruz ki, barış talep eden akademisyenlerin terör faaliyeti kapsamında yargılanıp cezalandırılmaları; mesleki ve anayasal görevlerini icra eden avukatların seslerini kısmak için akıl almaz suçlamalarla hapsedilmeleri; gerçeğin peşine düşen gazetecilerin delilsiz, mesnetsiz iddialarla terörist ilan edilmeleri, iktidarın muhalif fikirlere ve seslere karşı düşmanlığından ve yürüttüğü yanlış politikaların toplum nezdinde yarattığı derin rahatsızlığın farkında olmasından kaynaklanmaktadır.

Tam da bu nedenledir ki, Gezi sürecine dair asıl hesap vermesi gerekenler, bu iddianamede Davacı ve Mağdur sıfatlarıyla yer almaktadırlar. Onlarca arkadaşımızın ölümüne, onlarcasının gözlerini kaybetmesine, binlercesinin yaralanmasına sebep olan akıl almaz polis şiddetinin emirlerini verenler, bu şiddeti uygulayanları koruyup kollayanlardır Gezi’nin gerçek sanıkları.

Kendi yurttaşlarının yurdun dört bir yanından barışçıl eylemlerle haykırdıkları haklı ve meşru taleplerine kulak vermek yerine; devletin adalet mekanizmasını, bu demokratik talepleri bastırmak ve toplumun bir kesiminden düşman yaratmak için kullanmak isteyenlerdir Gezi’nin gerçek sanıkları.

Evrensel hukuk normlarını tersyüz eden, asgari hukuki normları dahi gözetmeyen, “anlaşılmıştır”, “değerlendirilmiştir”, “kıymetlendirilmiştir” gibi ifadelerle hiç bir somut delil ortaya koyamayan iddianameden;

Kırılan araba camlarını bir bir sayanların, orantısız polis şiddetiyle kaybettiğimiz canlarımızı görmezden geldikleri “anlaşılmaktadır.”

Zarar gören çöp konteynerleri eksiksiz kayda geçirilirken, görevli polislerce nişan alınarak atılan gaz fişekleri yüzünden gözünü kaybeden onlarca arkadaşımızın görmezden gelindiği “anlaşılmaktadır.”

Bu iddianameyi yazanların, özel hayatların ifşasından başka hiçbir hukuki iddiaya dayanak oluşturmayan telefon tapelerini sayfalarca peş peşe dizmelerinden, hukuk dışı bazı amaçlara hizmet etmeyi amaçladıkları “anlaşılmaktadır.”

Bu iddianameyi yazanların sadece geçmişi lekelemeyi değil, ortak geleceğimizi de karartmayı hedefledikleri “anlaşılmaktadır.”

Asıl üzücü olan ise, içerdiği tamamen dayanaksız, hayal ürünü iddialarla tam bir hukuk garabeti olan bu sözde iddianamenin, toplum nezdinde zaten güvenilirliğini kaybetmiş olan adalet mekanizmasının itibarını bir kere daha yerle bir etmesi.

Arıcılık haritasından ülkeyi bölme planları çıkartan; parkta toplanan gençlere poğaça, sandviç gönderilmesinden finansörlük icat eden; Antalya’ya tatile gelen turistlerden dış güçler yaratan; Gezi Parkı’nda görevli polislere çiçek vermeyi hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs olarak yorumlayan bu iddianame, şüpheli olarak hedef aldığı kişilerin özgürlüğünü tutuklayarak rehin almış ve ağırlaştırılmış müebbetle tehdit ediyor olmasaydı, komik olarak nitelenebilirdi. Ancak tüm ciddiyetiyle bu iddialara gereken cevabı vermek tarihi bir sorumluluk olarak önümüzde duruyor.

Unutmayalım ki burada yargılanmak istenen bu 16 kişi şahsında, ülkemizin 80 kentinde Gezi’ye katılarak anayasal haklarını kullanan, demokrasiye güç vermiş milyonlarca yurttaşımızdır.

Bu anlamda, siyasi iktidarı desteklemek için kendi yarattıkları yalan dünyasında her türlü akıl dışı habere, iftira ve karalama gayretine girişenlere karşı, tüm yurttaşlarımızı bu 657 sayfalık iddianameyi bizzat okumaya davet ediyoruz.

İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi bu iddianameyi 4 Mart 2019’da kabul etmiş, ilk duruşma için de 24-25 Haziran 2019 tarihlerini göstermiştir. Bu akıl ve hukuk dışı iddianame derhal geri çekilmeli, iddianamede görüldüğü üzere somut hiçbir delil olmadığı halde kurgu ithamlarla tutuklu yargılanan Mehmet Osman Kavala ve Yiğit Aksakoğlu derhal serbest bırakılmalıdır.

Biz Taksim Dayanışması olarak; 2012 yılının Şubat ayında ilk toplantımızı yaptığımız andaki taleplerimizin de, Gezi Parkı’ndaki ağaçların kesildiği ve çadırlarımızın yakıldığı günlerdeki tepkimizin de, gencecik çocuklarımıza kıyan polis şiddetinden hesap soran tutumumuzun da, parklarda, meydanlarda, sokaklarda özgürlük,demokrasi ve insanca yaşam için direnen milyonların taleplerinin de kararlılıkla arkasında durmaya devam edeceğiz.

Polisiyle, yargısıyla, medyasıyla hakikati baskılayıp tarihi yeniden yazmaya çalışanlara inat, gerçekleri haykırmaya devam edeceğiz. Çünkü biliyoruz ki, bu ülkeye bir gün demokrasi gelecekse, gücünü Gezi’nin eşitlikçi, özgürlükçü ve barışçıl birlikteliğinden alacaktır. Milyonları da yargılasanız, bu gerçeği yok edemeyeceksiniz.

Gezi Direnişi’ni suçla, terörle, darbeyle, kalkışmayla anılan bir eyleme dönüştürmenize asla izin vermeyeceğiz.

TAKSİM DAYANIŞMASI

MimaristTV
183 Görüntülenme · 5 yıl önce

⁣TMMOB Mimarlar Odası Eski Genel Başkanlarından,
TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi Eski Başkanlarından
Değerli Mimar ve Gazeteci,
OKTAY EKİNCİ
15 Ekim 2013 tarihinde aramızdan ayrıldı.

Mimarlar Odası’na uzun yıllar mesleğin farklı alanlarında önemli katkılarda bulunan, özellikle tarihi yapı ve çevrelerin korunması konusundaki kapsamlı çalışmaların öncüsü olan, yaşamını ülkemizin doğa ve kültür değerlerinin korunmasına adamış Oktay Ekinci, Mimarlar Odası’nda 31. Dönem (1988-1990) MYK’nda II. Başkan, 32. Dönem(1990-1992) MYK Üyesi, Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi 32. ve 33. Dönem (1992-1994/1994-1996) YK Başkanı, Mimarlar Odası 36.-37 Dönem(1998-2000/2000-2002) ve 39. Dönemde (2004-2006) ise Genel Başkan olarak görev yapmış, 1980’lerden başlayıp vefat ettiği 15 Ekim 2013’e kadar Cumhuriyet gazetesinde köşe yazarı olarak sürekli yazılar yazmış, 2007’den beri “İmar Dosyası” programını hazırlamış; 1993’de İstanbul, Erzurum, Antalya ve Muğla Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulları’nda görev yapmıştır. 1995 yılı Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başarı Ödülü, Mimarlar Odası’nın “Kayaköyü Barış ve Dostluk Köyü” kampanyasındaki etkin çalışmaları nedeniyle 1996 yılı Abdi İpekçi Barış ve Dostluk Ödülü ve 2001 yılı Uluslararası Kültürel Varlıkların Restorasyonu ve Korunması Çalışmaları Merkezi (ICCROM) Onur Ödülü sahibidir. Mimarlar Odası Genel Merkezi 2012’den beri verdiği Basın Ödülleri’ni 2018 ve 2020’ yıllarında Mimarlar Odası Oktay Ekinci Basın Ödülü adıyla vermektedir.

Dünyamızın ve yurdumuzun değerleri ve güzellikleri için ömrünü veren,
Toplumcu Mimarlığın meslek ilkelerinin yılmaz savunucusu cumhuriyet aydını
Oktay Ekinci’yi saygıyla anıyoruz.

Mimarlar Odası camiası olarak tarih, kent, kültür ve doğa savunuculuğu görevini Oktay Ekinci’nin bıraktığı yerden kararlılıkla sürdüreceğiz.

TMMOB Mimarlar Odası
İstanbul Büyükkent Şubesi

MimaristTV
100 Görüntülenme · 5 yıl önce

⁣Video hakkında henüz açıklama girilmemiş.

MimaristTV
137 Görüntülenme · 5 yıl önce

⁣Türkiye’de kiralık ve satılık konut fiyatlarında son yıllarda büyük bir artış yaşandı. ‘Dünya Konut Fiyat Endeksi’ üzerinden bakıldığında Türkiye’nin muazzam bir artışla ilk sırada olduğunu görüyoruz. Toplumun büyük kesimini içerdiği ölçüde artık konut krizi genel olarak kabul edilen bir gerçeklik oldu. Konut krizinin varlığının kabul edildiği anda krizin çözülmesi üzerine düşünce/pratiklerin geliştirilmesi gerekiyor. Konut sorununun çözümü için krize yol açan nedenlere ve nedenleri harekete geçiren işleyişe bakılması gerektiğini düşünüyoruz. Tam da bu gereklilikten hareketle konut sorununu farklı yönleriyle ele alacak kolektif düşünme-üretme ortamına ihtiyaç olduğuna inanıyoruz.

Disiplinler arası ve eşitlikçi bir tartışma zemini oluşturmak için birbirini destekleyen iki düzlem/buluşma gerçekleştireceğiz.

19 Aralık 2021 tarihinde “Konut krizi üzerine birlikte düşünmek” başlıklı bir atölye çalışması ve bu çalışmada elde edilen bulguları daha da geliştirmek için 5-6 Ocak 2022 tarihlerinde “Konut Kurultayı” düzenleyeceğiz.

Atölye Yürütücüleri:
Esin Köymen, Fuat Ercan

Katılımcılar:
Alper Ünlü
Asuman Türkün
Ayşe Derin Öncel
Besime Şen
Binnur Öktem
Candan Çıtak
Dilek Özdemir Darby
Ebru Olcay Karabulut
Gülşen Kılıçreis Özaydın
İzzetin Önder
Pelin Pınar Giritlioğlu
Serkan Öngel
Alper Sinan Timoçin
Aysel Can Ekşi
Aysel Durgun
Ayşe Mücella Yapıcı
Bahadır Özgür
Berat Çelikoğlu
Can Atalay
Cansu Yağcıoğlu
Cansu Yapıcı
Cihan Uzunçarşılı Baysal
Eyüp Muhcu
Gökçem Yiğit
Mustafa Fazlıoğlu
Onur Cingil
Osman Güdü
Pervin Çelik
Saltuk Yüceer
Tores Dinçöz

MimaristTV
57 Görüntülenme · 5 yıl önce

Ekim 2009
Yönetmen: Fatih Pınar
TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi

MimaristTV
99 Görüntülenme · 5 yıl önce

Ayın Konuğu: Prof. Dr. Galip Yalman "KRİZ VE SİYASET: Yunanistan’dan İspanya’ya Neoliberalizm Karşıtı Hareketler ve Mücadele Pratikleri Üzerine"

TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi "AYIN KONUĞU" programına bu kez, Ortadoğu Teknik Üniversitesi, Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü Öğretim Üyesi ve Avrupa Çalışmaları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Galip YALMAN konuk edildi.

Araştırma konuları uluslararası ve karşılaştırmalı siyasal iktisat, devlet kuramları, siyasal iktidar-iş dünyası ilişkileri, neoliberal dönemde emek-sermaye ilişkileri ve yoksullukla mücadele stratejileri olan ve bu alanlarda çeşitli dersler veren Yalman, 25 Nisan Cumartesi günü gerçekleşen buluşmada "KRİZ VE SİYASET: Yunanistan'dan İspanya'ya Neoliberalizm Karşıtı Hareketler ve Mücadele Pratikleri Üzerine" başlıklı sunumunu gerçekleştirdi.

MimaristTV
41 Görüntülenme · 5 yıl önce

⁣Konferans Dizisi
Osmanlı'dan Cumhuriyet'e Türkiye'de Mimari Koruma Kültürü



"Osmanlı'dan Cumhuriyet'e Türkiye'de Mimari Koruma Kültürü" konferansları 26 Kasım Cumartesi günü Prof. Dr. Edhem Eldem'in "Osmanlı Dönemi'nde Arkeoloji, Koruma Ve Müzecilik: İlk Adımlar" başlıklı sunumuyla devam ediyor.



Prof. Dr. Edhem Eldem sunumunda, 19. yüzyılın çağdaşlaşma çabaları çerçevesinde Batı'daki kurumlaşma ve yasalaşma süreçlerinin izlenerek Osmanlı Devleti'ne uyarlanması çabasını aktaracak.




3. sayfadasınız. Toplam sayfa sayısı 11