En çok izlenen videolar
Sami Yılmaztürk Anısına…
Ülkemizde yaşanılan ağır ekonomik kriz ve bu krizi daha da derinleştiren pandemi koşulları, esasen dar gelirli ve dezavantajlı gruplar için sorun teşkil eden elverişli konuta erişim sorununu yadsınamaz bir şekilde konut krizine dönüştürmüş durumdadır. Dünya Konut Fiyat Endeksi üzerinden bakıldığında, son yıllarda ülkemizdeki satılık konut ve kira fiyatlarının muazzam bir artışla ilk sırada bulunduğu, temel insanlık hakkı olan barınma ihtiyacının karşılanmasının aracı olan konutun gerek devlet gerekse kullanıcılar açısından ekonomik bir yatırım aracına dönüştürüldüğü görülmektedir.
Ayrıca, bilindiği gibi tüm dünyada 1,8 milyardan fazla insanın yeterli barınma hakkından yoksun olduğu, 2030 yılına kadar dünya nüfusunun yüzde 40’ının, istihdam, eğitim, sağlık ve sosyal hizmetlere erişim için bir ön koşul olan yeterli konut erişimine ihtiyacı olacağı tahmin edilmektedir.
Tüm insanların yeterli barınma hakkına sahip olması gerekliliğini ve mesleğimizin bu konuda önemli bir iyileştirici rolü bulunması ilke edinen Uluslararası Mimarlar Birliği (UIA) tarafından 2021 yılının teması “Sağlıklı Bir Dünya İçin Temiz Çevre” olarak belirlenmiştir. UIA, bu temayla “Barınma, Kamusal Alanlar ve İklim Değişikliği” başlığında üç temel alana odaklanmıştır.
Bu tespitlerden hareketle sevgili meslektaşımız C. Sami Yılmaztürk anısına düzenleyeceğimiz “Konut Kurultayı”nı, konut sorununun çözümü için krize yol açan mevcut ekonomik ve politik yaklaşımları, farklı konut hallerini, konut tasarım ve üretim süreçlerini, herkesin konut hakkı bağlamında konuta erişilebilirlik sorunları nedenleri ve sürecin işleyişini farklı boyutları ile irdelemek, çözümlemek ve yeni çözümlere ulaşabilmek için disiplinler arası bir ortak bir buluşma gerçekleştirmek amacıyla düzenlemiş bulunuyoruz.
5-6 Ocak 2022 tarihlerinde çevrimiçi olarak düzenleyeceğimiz Konut Kurultayı, “Türkiye’de Konut/Barınma hakkı ışığında konut krizi ve mücadelesinin değerlendirilmesi ve yeni yaklaşımlar” başlığı altında tüm ilgililerin katılabileceği çevrimiçi forumla sona erecektir.
Tüm meslektaşlarımıza ve kamuoyuna katılımları ricasıyla saygı ile duyurulur.
27 10 2022
06.10.2023
Video hakkında henüz açıklama girilmemiş.
07.10.2023
"Osmanlı'dan Cumhuriyet'e Türkiye'de Mimari Koruma Kültürü" konferansları 21 Ocak 2017 Cumartesi günü Y. Doç. Dr. Selcen Coşkun'un "Cumhuriyet Dönemi Koruma Tarihimizden Üç Kadın Mimar" başlıklı sunumuyla devam edecek.Bir önceki konferansta Prof. Dr. Zeynep Ahunbay genç Cumhuriyet'in Selçuklu ve Osmanlı anıt eserlerini koruma çabasını, dönemin önde gelen uygulamacı mimarı Ali Saim Ülgen'in çalışmaları üzerinden değerlendirmişti. Bu kez Y. Doç. Dr. Selcen Coşkun sunumunda, Ali Saim Bey'in de katkılarıyla gelişen üç kadın mimarımızın, Cahide Tamer, Mualla Eyüboğlu Anhegger ve Selma Emler'in gerçekleştirdiği çok sayıda restorasyon uygulamasını örnekleyerek 1940'lı yıllardan 1970'lere mimari koruma ortamını tanımlayacak.
Cumhuriyetin simgesel değerlerinden, modern mimarlık ve kültür varlıklarımızın en önemli yapıtlarından Atatürk Kültür Merkezi’nin yıkılarak yerine yapılacak yeni proje, 6 Kasımda Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Sütlüce Kongre Merkezi’nde düzenlediği toplantıda Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından bizzat açıklanmıştır.
Koruma ve imar mevzuatına aykırı olarak, hiçbir hukuki belgeye dayanmayan ve yine alışılagelen yöntemle hazırlık sürecinde toplumdan gizlenen projenin tanıtımı, kültürel mirasın korunması ve mimari tasarım kültüründen yoksun bir siyasal anlayış doğrultusunda adeta bir gösteriye dönüştürülmüştür. Toplantıda AKM’nin yıkımını meşrulaştırma ve bugüne kadar işlenen suçları örtme telaşı içerisinde kimi gerçek dışı bilgi ve iftiraların yanı sıra bazı itirafların yine bizzat cumhurbaşkanı tarafından dile getirilmesine üzülerek tanık olduk.
Öncelikle insanlarımızın emeği ve alın teri ile ülkemize kazandırılan kültür varlıklarını ve doğanın bize sunduğu güzellikleri korumak, yaşatmak ve geleceğe taşımak için demokratik ve barışçıl yöntemlerle çaba gösteren kuruluşların, kültür-sanat çevreleri ile duyarlı yurttaşların “terörist” olarak suçlanmasını bu ülkenin birikimine, kültürel ve insani değerlerine yakışmayan bir açıklama olarak değerlendirmekteyiz.
Erdoğan konuşmasında cumhuriyetin simgelerinden biri olan AKM’yi yıkmak ve yerine “kendi döneminin simgesi” bir yapı yapmak istediğini açıkça belirtmektedir. Daha önce depreme karşı güvenli hale getirilerek restore edilmesi konusunda hazırlanan proje, ihalesi yapılıp uygulanmaya başlanmışken, hukuki ve bilimsel dayanağı olmayan, ideolojik bir tavır içerisinde verilen talimatla durdurulmuş, böylece kamu kaynağı israf edilmiş ve ne yazık ki anıtsal yapı yıkıma terk edilmiştir.
Tarihi eserin korunması gerekirken sunulan yeni projenin AKM ile uzaktan yakından bir ilgisi olmadığı anlaşılmaktadır. 1. grup tescilli bir yapının yıkılarak yerine aslından oldukça uzak bir projeyi uygulamak koruma ilkeleriyle bağdaşmamaktadır. Söz konusu projenin AKM’nin proje müellifi olan Hayati Tabanlıoğlu’nun oğlu tarafından hazırlanmış olması AKM’nin korunduğu anlamına gelmediği gibi eser olan yapıya bizzat oğlu tarafından “ihanet” edilmesi mesleki anlamda ayrıca değerlendirilmesi gereken bir husustur.
Bu kapsamda tekrar hatırlatmak isteriz:
Cumhuriyet döneminin en önemli kültür varlıklarından biri olan Atatürk Kültür Merkezi, “1. grup anıtsal yapı” olarak tescilli bir yapı olduğu gibi, Türkiye’nin opera binası olarak tasarlanarak öz kaynaklarımızla gerçekleştirilmiş ilk ve tek yapısıdır. Aynı zamanda kentsel ve tarihi sit alanı olan Taksim Meydanının bütünleyici ve tanımlayıcı yapısal bir öğesidir.
Taşıdığı kültürel, tarihi, yapısal ve mimari değerleri ile de başta Anayasa ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu olmak üzere koruma hukuku ve Türkiye’nin altına imza attığı uluslararası sözleşmelerle varlığı güvence altına alınmıştır.
Bütün bunlara ilaveten 16 Aralık 2010 tarihinde AKM’nin korunması yargı güvencesine kavuşmuş, yargı kararı ve koruma hukuku gereği AKM’nin depreme karşı güvenli hale getirilerek aslına uygun olarak restore edilmesi konusunda hazırlanan proje, Koruma Kurulu tarafından onaylanarak Ocak 2010’da Beyoğlu Belediyesince ruhsata bağlanmıştır.
Kültür ve Turizm Bakanlığı ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi, kamusal sorumlulukları doğrultusunda AKM’nin aslına uygun restorasyon işlerini tamamlamak ve binanın bir an önce yeniden hizmete açılmasını sağlamakla yükümlü oldukları halde 8 yılı aşkın bir süredir AKM’yi yıkıma terk etmek, polis karakolu olarak kullanmak gibi eylemler ile anayasal sorumluluklarını yerine getirmekten imtina etmek suretiyle suç işlemişlerdir.
Bu konuda yıllardır kamu idareleri nezdinde yaptığımız uyarılar ve cumhuriyet savcılıklarına yaptığımız suç duyuruları işleme konulmayarak hukuk ve yargı kararları yok sayılmıştır. AKM önce bilerek ve isteyerek yıkıma terk edilmiş, şimdi ise bu suçu işleyenler yıkımı gerçekleştirmek ve yerine başka bir yapı yapmak için kendilerinin yol açtıkları bu durumu kullanma gayreti içine girmişlerdir.
Mimarlar Odası olarak, AKM’yi koruyan bir restorasyonun tamamlanarak toplumumuzun yeniden kültür ve sanatla buluşması amacıyla, koruma hukukuna aykırı bir biçimde ve oldubitti anlayışıyla gerçekleştirilmek istenen işlemlerin durdurulması için hukuki girişimlerde bulunacağımızı önemle vurguluyoruz.
Yine ve yeniden uyarıyoruz:
Yıllardır dünyanın gözü önünde tarihe, kültüre, sanata, topluma ve hukuka karşı taammüden suç işlenmektedir!
Derhal onaylı restorasyon projesi uygulamaya sokularak bu kültür ve tarih yıkımına son verilmeli, Atatürk Kültür Merkezi özgün yapısı, kullanımı ve çevresiyle toplumun hizmetine sunulmalıdır.
AKM’yi yıkıma terk etmek de yıkmak da suçtur!
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
50. Yılında "1. Milli Fiziki Plan Semineri-1968"
Video hakkında henüz açıklama girilmemiş.
Video hakkında henüz açıklama girilmemiş.
30.11.2022
10.11.2023
08.03.2025
"Hukuk Devletinde Hakların Etkin Kullanımı ve Genel Seçim Değerlendirmesi"
Mimarlık ve Kent Filmleri Festivali
XV. İstanbul Uluslararası Mimarlık ve Kent Filmleri Festivali Ödül Töreni
İstanbul 1. İdare Mahkemesi'nin Gezi Parkı'na Topçu Kışlası yapılmasını da öngören Taksim Meydanı yayalaştırma projesine ilişkin 1/5000 ve 1/1000 ölçekli Koruma amaçlı imar planına ilişkin iptal kararını onaylayan Danıştay 6. Dairesi, İBB'nin karar düzeltme istemini kabul ederek, kararını bozdu.
Bunun üzerine Gezi Parkı'na Topçu Kışlası'nın yapılmasının önünde hukuki olarak herhangi bir engel kalmadığı yönünde iddialar gündeme geldi. Taksim Dayanışması, konuyla ilgili hukuki süreç hakkında kamuoyunu bilgilendirmek için 16 Temmuz Perşembe günü saat 11'de Mimarlar Odası'nda bir basın toplantısı düzenlendi.
Meslektaşlarımızın, mesleki birikimlerini ve deneyimlerini paylaştığı “Mimarlar Deneyimlerini Paylaşıyor- Cumartesi Buluşmaları” başlıklı söyleşilerimizin 2018 yılının ilk buluşmasında Ersen Gürsel’i konuk ediyoruz. Söyleşi, 27 Ocak Cumartesi günü saat 16.00’da Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi Karaköy Binası’nda gerçekleşecek.
Ersen Gürsel:
İstanbul Vefa Lisesi’nden mezun olduktan sonra 1962 yılında Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Yüksek Mimarlık Bölümü’nü bitirdi. 1963-1969 yılları arasında aynı fakültenin Şehircilik Kürsüsü’nde asistan olarak görev yaptı. Akademik yaşamı boyunca tarihi çevre ve sit alanları, koruma planları, kentsel planlama konularında çalışmalar yapmıştır. Side Antik Kenti Sit Koruma Planlaması üzerine yöntem araştırması, Haliç ve Çevresi Koruma Planı üzerine yöntem araştırması, İstanbul Kent Planlaması ve Yeşil Alan düzenlemeleri, bilimsel çalışmalarının başında gelir. 1967-1968′de İspanyol Hükümeti’nin bursu ile İspanya’da bir yıllık araştırma-inceleme gezisini gerçekleştirdi.
Ersen Gürsel; 1978-1980 yılları arasında Turizm Bankası’nın İstanbul’daki proje yürütücülüğü görevini de üstlenerek, Sultanahmet ve Çevresi Düzenlemesi Projesi’ni gerçekleştirdi. 1983-1984′de Cezayir Kent Merkezi üzerine tarihi araştırmalar ve aynı kentteki turizm yerleşmeleri konusunda incelemeler yaptı. 1985′te turistik tesislerin planlaması, oteller, eğlence merkezleri, Pasifik Adaları üzerindeki turistik tesisler ve otel zincirlerini incelemek için ABD’de çeşitli geziler yaptı. 1985′te Güney İspanya sahil kentlerinde, 1986′da Ege, Yunan Adaları’ndaki turistik tesislerde, 1988-1990′da Sovyetler Birliği’nde yeni konut alanları ve turizm yerleşmeleri konularında araştırmalarda bulundu.
İTÜ Mimarlık Tarihi ve Restorasyon Kürsüsü’nde Danışmanlar Kurulu üyesi oldu. Ersen Gürsel’in üye olduğu kurumlar arasında; T.M.M.O.B. Mimarlar Odası, Mimarlık Vakfı, Ulusal Ahşap Derneği ve İstanbul Serbest Mimarlar Derneği bulunuyor. 2013 yılında İstanbul Serbest Mimarlar derneğinin başkanlığına seçilmiştir. Farklı zamanlarda İTÜ ve MSGSÜ Mimarlık Fakültelerinde misafir öğretim üyeliği yapmakta, çeşitli ulusal proje yarışmalarında jüri üyeliklerinde bulunmaktadır. 2005 yılında Haluk Erar ile gerçekleştirdikleri İzmir Konak Meydanı ve Çevresi Düzenleme Projesi ile Aydın Doğan Vakfı Kent Mimarisi Ödülü’nü aldı. Gürsel, 1987 yılından bu yana, EPA Mimarlık ve Şehircilik Ofisi’nde çalışmalarına devam etmektedir.
08.12.2022
“AYIN KONUĞU” programımız Ekim ayında Şehir ve Bölge Plancısı, Sosyolog Prof. Dr. İlhan Tekeli’yi konuk ettik.
Şehir Planlama, Bölge Planlama, Sosyal Sistemler, Makro Coğrafya, Belediyecilik, İktisadi Politikalar, Türkiye İktisat ve Şehir Tarihleri ile Eğitim Planlaması gibi alanlarda yayımlanmış pek çok eseri bulunan Tekeli 24 Ekim 2015 Cumartesi günü gerçekleşecek programa “Böyle bir Siyaset ve Demokrasi Anlayışının Sürdürülebilirliği Üzerine” başlıklı sunumuyla katıldı.