En çok izlenen videolar

MimaristTV
102 Görüntülenme · 4 yıl önce

Nisan 2009
Yönetmen: Fatih Pınar
TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi

MimaristTV
85 Görüntülenme · 9 ay önce

15.03.2025

MimaristTV
101 Görüntülenme · 4 yıl önce

TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi’nin Ocak 2015’ten itibaren düzenlediği ve farklı disiplinden bir uzmanın konuşmacı olarak katıldığı “Ayın Konuğu” buluşmalarının bu dönemki ikinci konuğu İstanbul Barosu Başkanı Mehmet Durakoğlu.

Mimarlar Odası Avukatı Can Atalay’ın moderatörlüğünde gerçekleşecek olan söyleşide “Anayasal Meslek Örgütleri ve Hukuk Mücadelesi” konuşulacak.

MimaristTV
52 Görüntülenme · 4 yıl önce

Meslektaşlarımızın, mesleki birikimlerini ve deneyimlerini paylaştığı “Mimarlar Deneyimlerini Paylaşıyor- Cumartesi Buluşmaları” başlıklı söyleşilerimizin 2018 yılının ilk buluşmasında Ersen Gürsel’i konuk ediyoruz. Söyleşi, 27 Ocak Cumartesi günü saat 16.00’da Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi Karaköy Binası’nda gerçekleşecek.

Ersen Gürsel:

İstanbul Vefa Lisesi’nden mezun olduktan sonra 1962 yılında Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Yüksek Mimarlık Bölümü’nü bitirdi. 1963-1969 yılları arasında aynı fakültenin Şehircilik Kürsüsü’nde asistan olarak görev yaptı. Akademik yaşamı boyunca tarihi çevre ve sit alanları, koruma planları, kentsel planlama konularında çalışmalar yapmıştır. Side Antik Kenti Sit Koruma Planlaması üzerine yöntem araştırması, Haliç ve Çevresi Koruma Planı üzerine yöntem araştırması, İstanbul Kent Planlaması ve Yeşil Alan düzenlemeleri, bilimsel çalışmalarının başında gelir. 1967-1968′de İspanyol Hükümeti’nin bursu ile İspanya’da bir yıllık araştırma-inceleme gezisini gerçekleştirdi.

Ersen Gürsel; 1978-1980 yılları arasında Turizm Bankası’nın İstanbul’daki proje yürütücülüğü görevini de üstlenerek, Sultanahmet ve Çevresi Düzenlemesi Projesi’ni gerçekleştirdi. 1983-1984′de Cezayir Kent Merkezi üzerine tarihi araştırmalar ve aynı kentteki turizm yerleşmeleri konusunda incelemeler yaptı. 1985′te turistik tesislerin planlaması, oteller, eğlence merkezleri, Pasifik Adaları üzerindeki turistik tesisler ve otel zincirlerini incelemek için ABD’de çeşitli geziler yaptı. 1985′te Güney İspanya sahil kentlerinde, 1986′da Ege, Yunan Adaları’ndaki turistik tesislerde, 1988-1990′da Sovyetler Birliği’nde yeni konut alanları ve turizm yerleşmeleri konularında araştırmalarda bulundu.

İTÜ Mimarlık Tarihi ve Restorasyon Kürsüsü’nde Danışmanlar Kurulu üyesi oldu. Ersen Gürsel’in üye olduğu kurumlar arasında; T.M.M.O.B. Mimarlar Odası, Mimarlık Vakfı, Ulusal Ahşap Derneği ve İstanbul Serbest Mimarlar Derneği bulunuyor. 2013 yılında İstanbul Serbest Mimarlar derneğinin başkanlığına seçilmiştir. Farklı zamanlarda İTÜ ve MSGSÜ Mimarlık Fakültelerinde misafir öğretim üyeliği yapmakta, çeşitli ulusal proje yarışmalarında jüri üyeliklerinde bulunmaktadır. 2005 yılında Haluk Erar ile gerçekleştirdikleri İzmir Konak Meydanı ve Çevresi Düzenleme Projesi ile Aydın Doğan Vakfı Kent Mimarisi Ödülü’nü aldı. Gürsel, 1987 yılından bu yana, EPA Mimarlık ve Şehircilik Ofisi’nde çalışmalarına devam etmektedir.

MimaristTV
66 Görüntülenme · 4 yıl önce

⁣Geçtiğimiz yıl kaybettiğimiz, Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi 43. ve 44. Dönem Yönetim Kurulu Başkanı C. Sami Yılmaztürk’ü anmak üzere ailesi, meslektaşları, çalışma arkadaşları, dostları ve mücadele arkadaşları bir araya geldi.



7 Mart 2019 Perşembe günü saat 19.00’da Mimarlar Odası Karaköy binasında gerçekleşen anma toplantısında, Sami Yılmaztürk’ün çektiği fotoğraflardan oluşan “Sami’nin Penceresi” başlıklı serginin de açılışı yapıldı.

MimaristTV
160 Görüntülenme · 4 yıl önce

Mart 2010
Yönetmen: Fatih Pınar
TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi

MimaristTV
71 Görüntülenme · 4 yıl önce

Yönetmen: Fatih Pınar

MimaristTV
81 Görüntülenme · 4 yıl önce

⁣Mimarlar Odası’nın Ulusal Mimarlık Sergisi ve Ödülleri kapsamında verilen “Mimar Sinan Büyük Ödülü”ne, tüm meslek hayatı boyunca verdiği eserleri ve mimarlığa geçen hizmetleri nedeniyle 2016 yılında Cengiz Bektaş değer bulunmuştu.

Mimar Sinan Büyük Ödülü’ne değer görülen mimarlar için düzenlenen ve 2016-18 döneminde dördüncüsü geçekleştirilen “Sinan Ödüllü Mimarlar Programı” kapsamında, 26 Ocak 2018 Cuma günü Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi’nin Karaköy Binasında bir panel düzendi.

“Çok Yönlü Kültür İnsanı” ve “Geleneğe Eklenmek” başlıklı iki bölümden oluşan panelde Cengiz Bektaş için hazırlanan kısa bir film gösterimi de yer aldı.

PROGRAM

14.00 – 15.30

Açılış Konuşması: Eyüp Muhcu

“Cengiz Bektaş Filmi”
1. Oturum: “Çok Yönlü Kültür İnsanı”

Prof. Dr. Ruşen Keleş: “Cengiz Bektaş: Sanat ve Kültür Yaşamımızda Çok Yönlü Bir Dost”
Öner Ciravoğlu: “TYS Günleri, Yazar ve Ozan Cengiz Bektaş’la…”
Bennu Yıldırımlar: “Bir İstanbul Beyefendisi Cengiz Bektaş”

15.30 – 16.00 Ara

16.00 – 18.00

2. Oturum: “Geleneğe Eklenmek”
Oturum Başkanı: Prof. Dr. Afife Batur

Prof. Dr. Gülşen Özaydın: “Eğitimci Cengiz Bektaş”
Doç. Dr. Burak Altınışık: “Bir Meslek Kartografisi Olarak Bektaş Mimarlığı”
Selda Bancı: “Anlatı Olarak Mimarlık: Cengiz Bektaş Mimarlık Çalışmaları”
Prof. Dr. Esin Boyacıoğlu: “Cengiz Bektaş: Duyarlılık ve Sorumluluk Üzerine”
Prof. Dr. Abdi Güzer: “Dört Kişiydiler, Bir de O”

Son söz Cengiz Bektaş’ta

MimaristTV
46 Görüntülenme · 4 yıl önce

MimaristTV
199 Görüntülenme · 4 yıl önce

⁣mudunu yarına taşıyacağız…


Dünyanın ve ülkemizin doğal, kültürel değerleri ile insana yaraşır çevre için ömrünü veren, mesleğimizin çağdaş, demokrat, toplumcu ilkelerinin yılmaz savunucusu C. Sami Yılmaztürk’ü, aramızdan ayrılışının üçüncü yılında anıyoruz.



2018 yılında ansızın aramızdan ayrılan, Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi 43. ve 44. Dönem Yönetim Kurulu Başkanı C. Sami Yılmaztürk’ü anmak üzere ailesi, meslektaşları, çalışma arkadaşları, dostları ve mücadele arkadaşları çevrimiçi anma programında bir araya geliyor.

MimaristTV
107 Görüntülenme · 4 yıl önce

"Osmanlı'dan Cumhuriyet'e Türkiye'de Mimari Koruma Kültürü" konferansları 21 Ocak 2017 Cumartesi günü Y. Doç. Dr. Selcen Coşkun'un "Cumhuriyet Dönemi Koruma Tarihimizden Üç Kadın Mimar" başlıklı sunumuyla devam edecek.Bir önceki konferansta Prof. Dr. Zeynep Ahunbay genç Cumhuriyet'in Selçuklu ve Osmanlı anıt eserlerini koruma çabasını, dönemin önde gelen uygulamacı mimarı Ali Saim Ülgen'in çalışmaları üzerinden değerlendirmişti. Bu kez Y. Doç. Dr. Selcen Coşkun sunumunda, Ali Saim Bey'in de katkılarıyla gelişen üç kadın mimarımızın, Cahide Tamer, Mualla Eyüboğlu Anhegger ve Selma Emler'in gerçekleştirdiği çok sayıda restorasyon uygulamasını örnekleyerek 1940'lı yıllardan 1970'lere mimari koruma ortamını tanımlayacak.

MimaristTV
60 Görüntülenme · 4 yıl önce

⁣Tam 4 yıl oldu…

4 yıl önce bugünlerde Taksim Meydanı ve Gezi Parkı başta olmak üzere, yaşam alanlarımıza amansız ve hukuksuz bir şiddetle saldıranların karşısında omuz omuza verdik.

Gençlerimizin yaratıcı zekâsıyla, annelerimizin kucaklayan şefkatiyle, işçi kardeşlerimizin emekten gelen gücüyle, kadınlarımızın gür sesiyle, LGBTİ bireylerimizin biz de varız çığlığıyla el ele verip dayanışmamızı ve direnişimizi büyüttük. Bu onurlu direniş ve evrensel dayanışma karşısında çaresizlerin ve korkakların günden güne daha da kirlenen politikalarına, günden güne tırmandırılan şiddetine, adaletsizliğine karşı biz Gezi’nin çapulcuları onlarca ayrı dille, sesle, renkle bir arada durduk, nefes aldık.

Dünyaya örnek olan, umut veren; muktedirlerin ise bir hayalet gibi korktukları, dillerinden düşürmedikleri Gezi direnişimiz 4 yaşında.

Korkmakta haklılar, gördüler ki; biz bir araya geldiğimizde biz birbirimizi çok seviyoruz.

Gördüler ki; biz bir araya geldiğimizde karanlığa dur diyebiliyoruz.

Gördüler ki; plastik mermiler, biber gazları, gözaltılar, tutuklamalar bizi korkutamıyor.

Gördüler ki; biz parkımız, geleceğimiz, çocuklarımız, ailelerimiz için tüm renklerimizle direniyoruz.

Gördüler ki; biz bir araya geldiğimizde düşlediğimiz hayatı kuruyoruz.

ve gördüler ki, Gezi’den bugüne 4 yıldır biz karanlığa, şiddete, haksızlığa HAYIR demeye devam ediyoruz.

4 yıldır her geçen gün etrafımızı daha fazla saran karanlığın farkındayız.

Ne Anayasa’nın ne uluslararası sözleşmelerin, ne de AİHM kriterlerinin dikkate alındığı, hukuksuzluk ve keyfiliğin kutsandığı bir siyasal iklimde yaşıyoruz. Bu keyfiliği biz GEZİ sürecinden iyi tanıyoruz. İktidar sahiplerinden güç alan, hukuk ve kural tanımaz polis şiddetinin yaşamlarımızı nasıl kararttığını unutmuş değiliz.

Onlarca arkadaşımızın gözlerini kaybetmesinin, binlercesinin yaralanmasının, bunun ardından faillerin ve azmettiricilerin cezasız bırakılmasının böylesi bir kural tanımazlıktan beslendiğine şahit olanlarız.

Ethem Sarısülük ile Medeni Yıldırım’ı öldüren polis ve jandarma kurşunlarının, Ali İsmail’e yönelen ölümcül tekmelerin sahiplerinin, Abdullah Cömert’i, Ahmet Atakan’ı, Berkin Elvan’ı yaşamdan koparan biber gazı fişeklerinin, Hasan Ferit’i vuran mafya bozuntularının ve Mehmet Ayvalıtaş’ı bizden alan pervasızlığın bu hukuksuzluktan güç aldığını bilenleriz.

Özgürlükten, demokrasiden, barıştan ve doğadan olan herkesin açlıkla, ölümle ve hapisle sınandığını, hırsızlığın, yolsuzluğun, katliamların, taciz ve tecavüzlerin cezasızlıkla ödüllendirildiğini; bir insanı katletmenin bedelinin mahkeme masraflarından daha az olduğunu; 80 gündür çocuğunun kemiklerini alabilmek için açlık grevi yapan babaya oğlunun kemiklerinin kargoyla gönderildiğini görenleriz.

Herkesin susmasını, herkesin biat etmesini, herkesin el pençe divan durmasını isteyenlerin haklarını talep edenler karşısında hukuksuzluğa, adaletsizliğe, vicdansızlığa nasıl sarıldıklarını; parlamentonun işlevsizleştirilmesi için milletvekillerinin tutuklanmasına, şiddete nasıl ihtiyaç duyduklarını yaşayarak öğrenenleriz.

Baştan sona adaletsiz ve eşitsiz bir ortamda gerçekleştirilen Anayasa referandumunun bile nasıl oy hırsızlığı ile maniple edildiğini hep birlikte yaşadık. Demokrasi isteyenlerin oylarının nasıl gasp edilmeye çalışıldığını hep birlikte gördük.

Gezi’de barıştan, özgürlükten, doğadan eşitlik ve dayanışmadan yana kurduğumuz hayatın peşinde olanların KHK’larla, ihraçlarla, açlıkla, tutuklamalarla sınandığı bu karanlıkta, dayanışmamızdan ve birbirimizden vazgeçmiyoruz. OHAL adı altında yerleştirilen bu karanlığa, haksızlığa, talana, şiddete, cezasızlığa Gezi’den aldığımız güç ve kazanımlar ışığında hayır diyoruz.

Bilinsin ki; Gezi direnişi bu toplumun tarihinde bir onur sayfası olarak yerini almıştır. Dünyaya örnek olan Gezi direnişi, en temel hak taleplerinin hukuksuzca cezalandırılmaya çalışıldığı davalarda suç unsuru olarak gösterilip kriminalize edilmeye çalışılmaktadır. Bunu reddediyor, kendi hukuksuz ve onursuzluklarının yarattığı korku ve kâbusları nedeniyle bu sayfanın karalanmasına izin vermiyoruz.

4 yıl önce bir parkta birlikteliğimizden yarattığımız gücümüzle tekrarlıyoruz; Başta Taksim Meydanı ve Gezi Parkı olmak üzere yaşam alanlarımızın, ormanlarımızın, parklarımızın, meydanlarımızın, kentlerimizin, insan hakları anıtımızın dahi abluka altına alınmasını ve yok edilmesini, ülkemizin bir cezaevine dönüştürülmesini hiçbir zaman kabul etmiyoruz, kabul etmeyeceğiz.

Taleplerimizin arkasındayız!

Bir aradayız, Susmuyoruz!

Hayır Bitmedi, Mücadeleye devam diyoruz!

TAKSİM DAYANIŞMASI

MimaristTV
122 Görüntülenme · 4 yıl önce

Mimar, Antropolog ve Eğitimci Bozkurt Güvenç, "AYIN KONUĞU" programımızın bu yılki son konuşmacısı oldu.

Çalışmalarında, sosyal antropolojiyle ilgili sorunlar içinde en çok "kültür" kavramı üzerinde duran Güvenç, 19 Aralık Cumartesi günü gerçekleşecek programa, "Tasarım Sanatı ve Mimarlık" konulu sunumuyla katıldı.

Bozkurt Güvenç hakkında;

Mimar, insanbilimci ve eğitimci Bozkurt Güvenç 1926 yılında Samsun'da dünyaya geldi. İlk ve orta öğrenimini Anadolunun değişik illerinde tamamlayarak yurdun farklı yörelerini tanıma olanağını buldu. . Kabataş Lisesi'nden sonra 1943-45 yıllarında İstanbul Teknik Üniversitesi'ne devam etti. Mimarlık eğitimini 1945 yılında kazandığı Devlet Bursuyla ABD'de, Georgia ve Massachusettes Teknoloji Enstitülerinde tamamladı.

Demokrat Parti döneminin eğitim, felsefe ve yabancılaşma sorunlarıyla ilgilenenen Güvenç, 1962-63 yılında USAID bursuyla Columbia Üniversitesi (ABD)'de Eğitim ve İnsanbilim programlarını izledi (M.A. 1963).

Dönüşünde Hacettepe Üniversitesi'nin kuruluşunda görevler aldı. Doktorasını 1965 yılında Hacettepe'de tamamladı. Temel Bilimler Yüksek Okulu'nu ve Nüfus Etütleri Enstitüsünü ve Sosyal Antropoloji Bölümünü kurdu. 1969'da doçent, 1977'de profesör, 1993'te emekli oldu
1972-76 yılları arasında Türk Sosyal Bilimler Derneği Başkanlığı; 1974 yılında Başbakanlık Kültür Müsteşarlığı görevlerini üstlendi. 1979-81 yılları arasında Tokyo Üniversitesi Asya Afrika Araştırmaları Enstitüsü'nde Konuk Araştırma Profesörü ve 1985-86 yılında Wilson Center Burslusu olarak Smithsonian Enstitüsü (Washington D.C. ABD)'de araştırmalar yaptı.

1993-2000 yılları arasında Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı olarak Çankaya'da görevlendirildi. Başbakanlık Atatürk Barış Ödülü Yüksek Kurulu'nda, Yüksek Öğretim Kurumu Genel Kurulu'nda, UNESCO Türkiye Milli Komisyonu'nda, Türk Eğitim Derneği Bilim Kurulu'nda çalıştı. Türkiye'yi UNESCO Genel Kurulları ile Uluslararası Eğitim Konferanslarında ve Avrupa Konseyi'nde temsil etti.

Japonya'nın "Yükselen Güneşin Altın Işınları" nişanıyla ödüllendirildi. 1997 yılında Türkiye Bilimler Akademisi'ne onursal üye seçildi.
Çalışmalarında insan, kültür, eğitim ve değişim sorunlarına odaklanan Güvenç'in yayımlanmış eserleri şunlardır;

Türkiye Demografyası, HÜNEE, Hacettepe Ü. 1970.

Kültür Kuramında Bütüncülük Sorunu, Hacettepe Ü. 1970.

İnsan ve Kültür: Antropolojiye Giriş, Remzi 1972.

Sosyal/Kültürel Değişim, HÜNEE, HÜ, 1976.

Japon Kültürü, T. İş Bankası Kültür Yay. 1980.

Kültür Konusu ve Sorunlarımız, Remzi 1985.

Japon Eğitimi Raporu, MEB 1991.

Türk-İslam Sentezi (Dosyası). Sarmal Yayınevi 1991.

Mantık ve Metot. Anadolu Ü. Açık Öğretim Fak. 1992.

[Seçilmiş Ülkelerde] Üniversiteye Geçiş, ÖSYM, 1992.

Türk Kimliği: Kültür Tarihinin Kaynakları. Remzi 1993

Güldüsün Fıkraları, Remzi, 1994

Kültür ve Eğitim, (Denemeler) Gündoğan 1995.

Kültür ve Demokrasi, (Denemeler) Gündoğan 1996.

Kültürün ABC'si, YKY 1997.

Anılardan Sayfalar, T. İş Bankası Kültür Yay. 2004.

Demirel'e Yazdıklarım, Büke 2005

Demokrasi Din Devlet. Efil 2015.

Çeviriler;

Çağımızın Özgürlük Sorunu (Erich Fromm'dan) Özgün İnsan Yay. 1973.

Yalnızlık Dolambacı (Octavio Paz'dan) Cem 1978.

Darwin Gerçeği (Benjamin Farrington'dan) Çağdaş Yay. 1978.

Tarihten Dersler (Will ve Ariel Durant'dan) Cem 1979.

İnsan ve Dünyası (Calvin Wells'ten) Remzi 1982.

The Other, (Türk Kimliğinin İngilizce özeti). Alkım 2006

Der Andere.(Türk Kimliği'nin Almanca Özeti). Manzara Verlag, 2014

MimaristTV
15 Görüntülenme · 4 yıl önce

⁣Video hakkında henüz açıklama girilmemiş.

MimaristTV
65 Görüntülenme · 4 yıl önce

⁣Bildiğiniz gibi son yıllarda; tüm yaşamsal, doğal, tarihi, kültürel, kamusal varlıklarımız; akıl almaz bir ısrar ve hızla, çılgın/ mega diye adlandırılan şov projeleri eşliğinde; devlet garantili kâr ve iş alanı olarak küresel şirketlerin emrine ve ilgisine sunulmaktadır.



Yaşamsal ve kamusal varlıklarımızı; doğal, tarihi ve kültürel değerlerimizin korunması ilkesi çerçevesinde toplum ve kamu yararına uygun olarak değil küresel rant sermayesinin ihtiyaç bildirimine göre değerlendirmeyi kalkınma ve büyümenin temeli olarak kabul eden bu anlayışın son kurbanlarından birisi de Karaköy/Galata/Salıpazarı kıyı bölgesindeki doğal, tarihi ve kültürel mirasımız olmuştur.



İstanbul'un yük ve yolcu taşımacılığı Cenevizler Dönemine kadar dayanan ve yapımına 1892 yılında başlanan Karaköy (Galata) Rıhtımı ve Türkiye Denizcilik İşletmeleri'ne bağlı 'İstanbul Liman İşletmesi' olarak faaliyetin sürdüğü Salı Pazarı Liman Bölgesi, Galata Kulesi, Kılıç Ali Paşa Camii, Tophane Çeşmesi, Nusretiye Camii, Nusretiye Saat Kulesi, Tophane-i Medrese-i Amire Binası, Sokullu Camii gibi eserlerle aynı konumda olup İstanbul siluetinin çok önemli bir parçasıdır.


Mimar Prof. Dr. Rebii Gorbon tarafından tasarlanan ve 1940'larda inşa edilmiş bulunan erken Cumhuriyet döneminin özgün yapılarından Karaköy Yolcu Salonu'nun, hiçbir önlem alınmadan çevrede deprem etkisi yaratan gece yarısı yıkımından sonra yeniden gündeme gelen ve odamızca dava konusu edilen Galataport projesinin içerdiği fonksiyonlar itibariyle yarattığı ve yaratacağı tahribat son derece ciddi boyutlara varmış durumdadır.17 Şubat 2017 günü yıkılan Karaköy Yolcu Salonunun yanı sıra İstanbul I Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nun10.01.2001 gün, 12528 sayılı kararıyla korunması gerekli kültür varlığı olarak tescil edilip Kurulun 05.03.2015 gün, 3211 sayılı kararıyla koruma grubu I olarak belirlenen, İstanbul İlçesi Kemankeş Mahallesi Kemankeş Caddesi,112 pafta, 78 ada, 6-7 parsellerdeki Paket Postanesi de yıkım kararı olmadan güçlendirilerek korunmasına dair raporlar bulunmasına rağmen üç cephesinin dış duvarları dışında tamamen yıkılmıştır.
Yine aynı kurulun 05.03.2015 tarih ve 3211 sayılı kararıyla 1.grup korunması gerekli kültür varlığı olarak tescilli,1910 yılında inşa edilen Çinili Rıhtım Han ve İstanbul I Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu'nun 10.01.2001 gün ve 12528 sayılı kararıyla tescilli bulunan 112 pafta,78 ada, 2 parseldeki Merkez Rıhtım Han da aynı benzer uygulamaya maruz kalmaktadır.



İstanbul II Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun, inşaat uygulamasına yol açan 09.06.2016 tarihli 4459 no'lu kararıyla, 78 Ada 5 parselde yer alan Antrepo-20 yapısının yıkılması dışında tescilli yapıların restorasyon projelerinde söz konusu yapıların korunmasının esas alındığı görülmektedir.



Ancak, İstanbul limanın ihtiyacı olan ofis, yolcu salonu, idare, gümrük gibi kullanışlara göre inşa edilmiş bulunan tarihi yapılar; topluca otel fonksiyonuna dönüştürülmüş ve korunması öngörülen tarihi binaların altına; zeminin dolgu ve çok hassas olduğu bu bölgede, komşu yapıları ve tescilli yapıların fiziksel bütünlüğünü risk altına alan bir biçimde bu otellere hizmet verecek servis alanları mutfak spa otopark vb. gibi bodrum katları inşası öngörülmüştür.



Daha da vahim olarak tarihi Dersaadet rıhtımlarına ek olarak Cruise gemilerin yanaşabilmesi ve tarihi rıhtım yapılarını güçlendirilmesi amacıyla inşa edildiği söylenen ve inşası sırasında ortaya çıkan (kaynağa 10 m mesafede titreşim hızı 10,95 mm/sn, 11 m mesafede 9,96 mm/sn, 20 m mesafede ise 5,48 mm/sn olarak belirtilmiştir.) vibrasyonlar ile proje alanındaki tarihi binaların cephelerinde ve yakın çevrede gözle görünür hasarlar yaratan ek rıhtım yapısı ise "yarı kamusal alan" gibi planlama literatüründe bulunmayan bir tanımlamayla söz konusu otellerin havuz ve dinlenme terası olarak planlanmıştır.



Ayrıca yine Kılıçalipaşa Mahallesi, Amerikan Pazarı Sokak,139 pafta,2498 ada, tescilli 72 ve tescilsiz 73,74 parseller olarak onaylan projelerde; zemin üstü tamamen alışveriş merkezi ve ofis bloklarına ayrılmış, gümrük ve ulaşım dahil tüm liman faaliyetleri bodrum katlara atılmıştır.



Gerek riskli zemin yapısı gerekse liman faaliyetleri ve trafiği açısından kabul edilemez ve plan kararlarına açıkça aykırı olan bu durum başta Mimar Sinan'ın eseri olan Kılıçali Paşa Camii, Tophane Çeşmesi, Nusretiye Camii ve Nusretiye Saat Kulesi'ni tehdit altına almakta ve Salıpazarı art alanında geri dönüşü mümkün olmayacak zararlara yol açma riskini taşımaktadır.



Bütün bu riskler ve kamu yararı göz önüne alınarak meri imar planına, Anayasanın ilgili maddelerine, ilgili geçmiş kurul kararları ve ilkelerine, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yasasına, 3621 sayılı Kıyı Yasasına, Evrensel ve Ulusal Koruma ilkelerine aykırı bulunan; İstanbul 2 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun 09.06.2016 günlü ve 4459 sayılı, 09.06.2016 günlü ve 4460 sayılı ve 09.06.2016 günlü ve 4462 sayılı sayılı kararları ile devam eden uygulamaların daha da fazla geri dönüşü olmayan zararlara neden olmaması için; ivedilikle yürütmesinin durdurulması ve iptali için yargıya başvurulmuştur. Ancak bu dava; şimdiye kadar rastlanmayan bir hızla, idari yargı tarafından dosyası dahi açılmadan hukuken kabulü mümkün olmayan bir gerekçeyle usul açısından iptal edilmiştir. Bu karar tarafımızdan temyiz edilmiştir.



Sonuç olarak yıllardır, konu ile ilgili meslek odalarının ve ilgili kurumların uyarıları, kurul kararları, açılan davalar, iptal kararları ve bilirkişi raporlarına rağmen 3621 sayılı Kıyı Kanunu'nun kıyılarımıza ilişkin yapı kısıtlarını ortadan kaldırmak için; kurvaziyer liman kullanışı ve ülkenin imajını üst seviyeye çıkaracak tesisler gibi bilimsel ve hukuki olmayan terimlerle Kıyı Kanunu'na eklenen kurvaziyer liman maddesi kullanılarak hukuka karşı hile ile son derece önemli kamusal bir alan yoğun bir yapılaşmaya açılmış ve uygulamayla birlikte yıllardır uyardığımız riskler ortaya çıkmaya başlamıştır.



Proje alanı içinde rıhtım yapıları için çakılan kazıkların yarattığı hasarlarının yanı sıra hiçbir önlem alınmadan yapılan zemin çalışmaları sırasında enjekte edilen beton, komşu binaların zemin katlarından ve yollardan fışkırmakta, alt yapı sistemlerinin, çevre binaların fiziksel bütünlüğünü tehdit edecek biçimde zemin morfolojisi bozulmakta başta Kemankeş Caddesi olmak üzere inşaattan etkilenen bölgede ciddi çatlak, kayma ve deformasyonlar oluşturmaktadır.



Salı Pazarı Limanı Deniz Turizm Tesis Alanı (Kruvaziyer Liman) inşaatı kapsamında oluşan yıkım ve hasarlar ile inşaat çevresindeki yapıların can ve mal güvenliğini tehdit eden inşai uygulamalar, zorunlu olarak kamuoyunu bilgilendirmek üzere bulunması gereken inşaat ruhsat tabelaları yerine; yapılan uygulamalarla ilgisi olmayan slogan ve fotoğraflar ile süslenmiş perde duvarlar ardına sığınılarak yapılmaktadır.



Tüm bu nedenler ile, yatırımcı şirket dahil olmak üzere ve bu inşai uygulamalara izin veren ve denetim sorumluluğu bulunan kamu idarelerinin yetkilileri hakkında soruşturma başlatılarak eylemlerine uyan suçlardan haklarında ceza davası açılması talebi ile Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulmuştur.



Yaşamsal ve kamusal varlıklarımızın; doğal, tarihi ve kültürel değerlerimizin bilinçsizce talan edilmesine yönelik uygulamalara dün olduğu gibi bugün de "Hayır" demeye; mesleki, bilimsel ve etik ilkeler ışığında kamu ve toplum yararına her türlü hukuki girişimde bulunmaya devam edeceğimizi kamuoyuna saygı ile duyururuz.



Saygılarımızla.
TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi

MimaristTV
96 Görüntülenme · 4 yıl önce

Harizan 2010
Yönetmen: Fatih Pınar
TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi

MimaristTV
108 Görüntülenme · 4 yıl önce

⁣Türkiye’de kiralık ve satılık konut fiyatlarında son yıllarda büyük bir artış yaşandı. ‘Dünya Konut Fiyat Endeksi’ üzerinden bakıldığında Türkiye’nin muazzam bir artışla ilk sırada olduğunu görüyoruz. Toplumun büyük kesimini içerdiği ölçüde artık konut krizi genel olarak kabul edilen bir gerçeklik oldu. Konut krizinin varlığının kabul edildiği anda krizin çözülmesi üzerine düşünce/pratiklerin geliştirilmesi gerekiyor. Konut sorununun çözümü için krize yol açan nedenlere ve nedenleri harekete geçiren işleyişe bakılması gerektiğini düşünüyoruz. Tam da bu gereklilikten hareketle konut sorununu farklı yönleriyle ele alacak kolektif düşünme-üretme ortamına ihtiyaç olduğuna inanıyoruz.

Disiplinler arası ve eşitlikçi bir tartışma zemini oluşturmak için birbirini destekleyen iki düzlem/buluşma gerçekleştireceğiz.

19 Aralık 2021 tarihinde “Konut krizi üzerine birlikte düşünmek” başlıklı bir atölye çalışması ve bu çalışmada elde edilen bulguları daha da geliştirmek için 5-6 Ocak 2022 tarihlerinde “Konut Kurultayı” düzenleyeceğiz.

Atölye Yürütücüleri:
Esin Köymen, Fuat Ercan

Katılımcılar:
Alper Ünlü
Asuman Türkün
Ayşe Derin Öncel
Besime Şen
Binnur Öktem
Candan Çıtak
Dilek Özdemir Darby
Ebru Olcay Karabulut
Gülşen Kılıçreis Özaydın
İzzetin Önder
Pelin Pınar Giritlioğlu
Serkan Öngel
Alper Sinan Timoçin
Aysel Can Ekşi
Aysel Durgun
Ayşe Mücella Yapıcı
Bahadır Özgür
Berat Çelikoğlu
Can Atalay
Cansu Yağcıoğlu
Cansu Yapıcı
Cihan Uzunçarşılı Baysal
Eyüp Muhcu
Gökçem Yiğit
Mustafa Fazlıoğlu
Onur Cingil
Osman Güdü
Pervin Çelik
Saltuk Yüceer
Tores Dinçöz




1. sayfadasınız. Toplam sayfa sayısı 2