En çok izlenen videolar
12.10.2022
“Geleneksel ahşap taşıyıcı sistemli yapıların restorasyon çalışmalarında bodrum kat uygulaması ve karşılaşılan sorunların çözümü
16 Aralık 2018 günü yitirdiğimiz,
Mimarlar Odası 17.Dönem Merkez Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı,
Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi 35.Dönem Yönetim Kurulu Başkanı,
İTÜ Mimarlık Fakültesi emekli öğretim üyesi,
Mimarlar Odası Ulusal Mimarlık Sergisi ve Ödülleri Mimarlığa Katkı Dalı Başarı Ödülü sahibi,
60 yıllık meslek yaşamı boyunca Mimarlar Odası’nda Yayın Komitesi, Ulusal Mimarlık Sergisi ve Ödülleri Seçici Kurulu, Anma Programı Düzenleme Kurulu ve ÇED Danışma Kurulu gibi pek çok alandaki çalışmalarda katkısını esirgemeyen,
Mimarlık tarihi ve kültürü konusunda mesleğimize sunduğu olağanüstü katkılarıyla unutulmazlarımız arasında yerini alan,
Değerli hocamız
Prof. Dr. Afife Batur için
25 Aralık 2018 Salı günü saat 17.00’de
Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi Karaköy binamızda ANMA TOPLANTISI düzenlenmiştir.
mudunu yarına taşıyacağız…
Dünyanın ve ülkemizin doğal, kültürel değerleri ile insana yaraşır çevre için ömrünü veren, mesleğimizin çağdaş, demokrat, toplumcu ilkelerinin yılmaz savunucusu C. Sami Yılmaztürk’ü, aramızdan ayrılışının üçüncü yılında anıyoruz.
2018 yılında ansızın aramızdan ayrılan, Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi 43. ve 44. Dönem Yönetim Kurulu Başkanı C. Sami Yılmaztürk’ü anmak üzere ailesi, meslektaşları, çalışma arkadaşları, dostları ve mücadele arkadaşları çevrimiçi anma programında bir araya geliyor.
Temmuz 2010
Yönetmen: Fatih Pınar
TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi
Mimar, Antropolog ve Eğitimci Bozkurt Güvenç, "AYIN KONUĞU" programımızın bu yılki son konuşmacısı oldu.
Çalışmalarında, sosyal antropolojiyle ilgili sorunlar içinde en çok "kültür" kavramı üzerinde duran Güvenç, 19 Aralık Cumartesi günü gerçekleşecek programa, "Tasarım Sanatı ve Mimarlık" konulu sunumuyla katıldı.
Bozkurt Güvenç hakkında;
Mimar, insanbilimci ve eğitimci Bozkurt Güvenç 1926 yılında Samsun'da dünyaya geldi. İlk ve orta öğrenimini Anadolunun değişik illerinde tamamlayarak yurdun farklı yörelerini tanıma olanağını buldu. . Kabataş Lisesi'nden sonra 1943-45 yıllarında İstanbul Teknik Üniversitesi'ne devam etti. Mimarlık eğitimini 1945 yılında kazandığı Devlet Bursuyla ABD'de, Georgia ve Massachusettes Teknoloji Enstitülerinde tamamladı.
Demokrat Parti döneminin eğitim, felsefe ve yabancılaşma sorunlarıyla ilgilenenen Güvenç, 1962-63 yılında USAID bursuyla Columbia Üniversitesi (ABD)'de Eğitim ve İnsanbilim programlarını izledi (M.A. 1963).
Dönüşünde Hacettepe Üniversitesi'nin kuruluşunda görevler aldı. Doktorasını 1965 yılında Hacettepe'de tamamladı. Temel Bilimler Yüksek Okulu'nu ve Nüfus Etütleri Enstitüsünü ve Sosyal Antropoloji Bölümünü kurdu. 1969'da doçent, 1977'de profesör, 1993'te emekli oldu
1972-76 yılları arasında Türk Sosyal Bilimler Derneği Başkanlığı; 1974 yılında Başbakanlık Kültür Müsteşarlığı görevlerini üstlendi. 1979-81 yılları arasında Tokyo Üniversitesi Asya Afrika Araştırmaları Enstitüsü'nde Konuk Araştırma Profesörü ve 1985-86 yılında Wilson Center Burslusu olarak Smithsonian Enstitüsü (Washington D.C. ABD)'de araştırmalar yaptı.
1993-2000 yılları arasında Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı olarak Çankaya'da görevlendirildi. Başbakanlık Atatürk Barış Ödülü Yüksek Kurulu'nda, Yüksek Öğretim Kurumu Genel Kurulu'nda, UNESCO Türkiye Milli Komisyonu'nda, Türk Eğitim Derneği Bilim Kurulu'nda çalıştı. Türkiye'yi UNESCO Genel Kurulları ile Uluslararası Eğitim Konferanslarında ve Avrupa Konseyi'nde temsil etti.
Japonya'nın "Yükselen Güneşin Altın Işınları" nişanıyla ödüllendirildi. 1997 yılında Türkiye Bilimler Akademisi'ne onursal üye seçildi.
Çalışmalarında insan, kültür, eğitim ve değişim sorunlarına odaklanan Güvenç'in yayımlanmış eserleri şunlardır;
Türkiye Demografyası, HÜNEE, Hacettepe Ü. 1970.
Kültür Kuramında Bütüncülük Sorunu, Hacettepe Ü. 1970.
İnsan ve Kültür: Antropolojiye Giriş, Remzi 1972.
Sosyal/Kültürel Değişim, HÜNEE, HÜ, 1976.
Japon Kültürü, T. İş Bankası Kültür Yay. 1980.
Kültür Konusu ve Sorunlarımız, Remzi 1985.
Japon Eğitimi Raporu, MEB 1991.
Türk-İslam Sentezi (Dosyası). Sarmal Yayınevi 1991.
Mantık ve Metot. Anadolu Ü. Açık Öğretim Fak. 1992.
[Seçilmiş Ülkelerde] Üniversiteye Geçiş, ÖSYM, 1992.
Türk Kimliği: Kültür Tarihinin Kaynakları. Remzi 1993
Güldüsün Fıkraları, Remzi, 1994
Kültür ve Eğitim, (Denemeler) Gündoğan 1995.
Kültür ve Demokrasi, (Denemeler) Gündoğan 1996.
Kültürün ABC'si, YKY 1997.
Anılardan Sayfalar, T. İş Bankası Kültür Yay. 2004.
Demirel'e Yazdıklarım, Büke 2005
Demokrasi Din Devlet. Efil 2015.
Çeviriler;
Çağımızın Özgürlük Sorunu (Erich Fromm'dan) Özgün İnsan Yay. 1973.
Yalnızlık Dolambacı (Octavio Paz'dan) Cem 1978.
Darwin Gerçeği (Benjamin Farrington'dan) Çağdaş Yay. 1978.
Tarihten Dersler (Will ve Ariel Durant'dan) Cem 1979.
İnsan ve Dünyası (Calvin Wells'ten) Remzi 1982.
The Other, (Türk Kimliğinin İngilizce özeti). Alkım 2006
Der Andere.(Türk Kimliği'nin Almanca Özeti). Manzara Verlag, 2014
TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi ile SMGM tarafından kurgulanan “BIM Nedir? BIM Tabanlı Tasarım ve Mimaride BIM” başlıklı seminer, Erdinç Çiftçi’nin sunumuyla 17 Nisan 2021 Cumartesi günü çevrimiçi olarak gerçekleştirilecektir.
Sunum Özeti
Erdinç Çiftçi, yapıların ve insanların sayısal verilere dönüştüğü yeni tasarım çağında salt mimari ürüne değil ürünün ortaya çıkışındaki diğer aktörlere ve süreçlere de odaklanır.
Teknolojinin sürekli yeniden tanımladığı disiplinler arası ilişkileri ve dinamikleri akıllı bilgi modelleri ve diğer inovatif yöntemlerle yönetmeyi tercih eder.
Sayısallaşan dünyada, tasarımın geleceğini tarif eden bu yaklaşımıyla çalışmalarına devam eder.
Erdinç Çiftçi, BOLD’un tasarım ve bilgi yönetimini üstlendiği projeler kapsamında yürüttükleri BIM uygulamaları hakkında deneyimlerini paylaşacaktır.
Erdinç Çiftçi Hakkında
1976 yılında doğdu. Özel Ortadoğu İlkokulu ve Hüseyin Avni Sözen Anadolu Lisesinde öğrenim gördü. 2000 yılında YTÜ Mimarlık Bölümü’nden mezun oldu.
2007 yılında TOCA’yı (The Office of Contemporary Architecture) kurdu. 2011 yılına kadar genel müdür görevini üstlendi. 2010 yılında WAF Üretim, Enerji ve Geri Dönüşüm kategorisinde Yevlakh Tohum Tesisi ile birincilik ödülünü kazandı. Bakü Olimpiyat Stadyumu, Bakü Çelik Fabrikası ve Balaken Yem Fabrikası projelerini tasarladı ve yönetti.
2011 yılında BOLD’u kurdu. BOLD’da tüm projeler hem işlev hem de yalın bir mimari hedeflenerek çağdaş bilgi, malzeme ve teknoloji kullanılarak tasarlanmaktadır. Bu amaçla projeler ilk fikirden, şantiyeye kadar BIM ortamında, kendi bünyesindeki mimari, statik, elektrik, mekanik ve tesisat ekipleriyle ile birlikte tasarlanıp projelendirilmekte ve ilgili tüm disiplinlerle koordinasyon bu ortak sistemle sağlanmaktadır. Bu sayede yüksek verimlilik ve kalite elde edilmekte, zaman ve bütçe en yüksek performansla yönetilmektedir.
Bold’da havaalanı, geri dönüşüm tesisi, karma kullanımlı yapılar ve çeşitli konut projeleri bu sistemle başarılı şekilde üretilmiş ve üretilmeye devam etmektedir.
KKTC Kıbrıs Ercan Havaalanı, TBE Geri Kazanım Tesisi, Bulgar Ortodoks Eksarhlığı Vakfı Karma Projesi, Şişli Kaptanpaşa Karma Projesi, Sağlık Bakanlığı İstanbul Ofisi son dönemdeki işleridir.
İstanbul Teknik Üniversitesi ve Yıldız Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesinde BIM Tabanlı Tasarım ve Bütünleşik Tasarım dersleri vermektedir.
BIM Nedir? BIM 101
BIM; Yapı Bilgi Modellemesi
BIM, yapıların ve altyapıların tasarım, yapım ve işletme süreçlerinin akıllı modeller kullanılarak geliştirildiği bir süreçtir.
BIM 2 boyutlu ve 3 boyutlu modeller yaratmaktan daha ötesidir. BIM, geometrik ve fonksiyon bilgisini üzerinde taşıyan akıllı objelerle çalışır.
Mimarlar, mühendisler planlamacılar ve yöneticiler için her adımda iyi koordine edilmiş bir modelle çalışmayı mümkün kılar.
Yapı sanal olarak bir kere inşa edildiğinde; gerçek hayatta inşa etmek herkes için daha kolaydır. Tasarım elemanları gerçekte davrandığı gibi davranır.
BIM araçları yapı inşa edilmeden önce gerçek atmosfer ve zemin şartlarındaki davranışı analiz edilir. BIM araçları ile yapılan analizler yapının atmosfer şartlarında göstereceği etkiyi yapı daha inşa edilmeden ortaya koyar.
Projeye ait dokümanlar modelin içeriğinden elde edilir. Pafta belge, hesap raporu, iş programı, metraj gibi tüm belgeler model içeriğinde bütünleşik haldedir.
Mimar, mühendis, işletmeci, uygulamacı, kullanıcı ve benzeri aktörler tarafından yaratılmış ve paylaşılan ortak bir bilgi ile yeni bir düşünme ve çalışma biçimi demektir. Dolayısıyla BIM sadece bir paket program değil, yeni bir sistem bütünüdür. BIM’i, yapıların tasarlanma, uygulanma ve işletme süreçlerini dönüştüren bir süreç olarak tanımlamak da doğrudur.
28 Haziran 2018 tarihinde, İTÜ Şehir ve Bölge Planlama Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ş. Şence Türk, Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi Başkanı Esin Köymen ve Avukat Berna Çelik’in katılımıyla ; “İmar Barışı Nedir, Ne Değildir?” konulu panel-forum etkinliği gerçekleştirilmiştir.
TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi
Anadolu 2. Büyükkent Bölge Temsilciliği
08.10.2022
19.11.2022
Şubat 2010
Yönetmen: Fatih Pınar
TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi
31.05.2025
Konu: Arsa Düzenlemesinde İdari Yargı Denetimi (Ön Koşullar Yönünden İnceleme); Arsa Düzenlemesinde İdari Yargı Denetimi (Esas Yönünden İnceleme); Arsa Düzenlemesinin İptali ve Sonuçları.
Cumhuriyetin simgesel değerlerinden, modern mimarlık ve kültür varlıklarımızın en önemli yapıtlarından Atatürk Kültür Merkezi’nin yıkılarak yerine yapılacak yeni proje, 6 Kasımda Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Sütlüce Kongre Merkezi’nde düzenlediği toplantıda Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından bizzat açıklanmıştır.
Koruma ve imar mevzuatına aykırı olarak, hiçbir hukuki belgeye dayanmayan ve yine alışılagelen yöntemle hazırlık sürecinde toplumdan gizlenen projenin tanıtımı, kültürel mirasın korunması ve mimari tasarım kültüründen yoksun bir siyasal anlayış doğrultusunda adeta bir gösteriye dönüştürülmüştür. Toplantıda AKM’nin yıkımını meşrulaştırma ve bugüne kadar işlenen suçları örtme telaşı içerisinde kimi gerçek dışı bilgi ve iftiraların yanı sıra bazı itirafların yine bizzat cumhurbaşkanı tarafından dile getirilmesine üzülerek tanık olduk.
Öncelikle insanlarımızın emeği ve alın teri ile ülkemize kazandırılan kültür varlıklarını ve doğanın bize sunduğu güzellikleri korumak, yaşatmak ve geleceğe taşımak için demokratik ve barışçıl yöntemlerle çaba gösteren kuruluşların, kültür-sanat çevreleri ile duyarlı yurttaşların “terörist” olarak suçlanmasını bu ülkenin birikimine, kültürel ve insani değerlerine yakışmayan bir açıklama olarak değerlendirmekteyiz.
Erdoğan konuşmasında cumhuriyetin simgelerinden biri olan AKM’yi yıkmak ve yerine “kendi döneminin simgesi” bir yapı yapmak istediğini açıkça belirtmektedir. Daha önce depreme karşı güvenli hale getirilerek restore edilmesi konusunda hazırlanan proje, ihalesi yapılıp uygulanmaya başlanmışken, hukuki ve bilimsel dayanağı olmayan, ideolojik bir tavır içerisinde verilen talimatla durdurulmuş, böylece kamu kaynağı israf edilmiş ve ne yazık ki anıtsal yapı yıkıma terk edilmiştir.
Tarihi eserin korunması gerekirken sunulan yeni projenin AKM ile uzaktan yakından bir ilgisi olmadığı anlaşılmaktadır. 1. grup tescilli bir yapının yıkılarak yerine aslından oldukça uzak bir projeyi uygulamak koruma ilkeleriyle bağdaşmamaktadır. Söz konusu projenin AKM’nin proje müellifi olan Hayati Tabanlıoğlu’nun oğlu tarafından hazırlanmış olması AKM’nin korunduğu anlamına gelmediği gibi eser olan yapıya bizzat oğlu tarafından “ihanet” edilmesi mesleki anlamda ayrıca değerlendirilmesi gereken bir husustur.
Bu kapsamda tekrar hatırlatmak isteriz:
Cumhuriyet döneminin en önemli kültür varlıklarından biri olan Atatürk Kültür Merkezi, “1. grup anıtsal yapı” olarak tescilli bir yapı olduğu gibi, Türkiye’nin opera binası olarak tasarlanarak öz kaynaklarımızla gerçekleştirilmiş ilk ve tek yapısıdır. Aynı zamanda kentsel ve tarihi sit alanı olan Taksim Meydanının bütünleyici ve tanımlayıcı yapısal bir öğesidir.
Taşıdığı kültürel, tarihi, yapısal ve mimari değerleri ile de başta Anayasa ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu olmak üzere koruma hukuku ve Türkiye’nin altına imza attığı uluslararası sözleşmelerle varlığı güvence altına alınmıştır.
Bütün bunlara ilaveten 16 Aralık 2010 tarihinde AKM’nin korunması yargı güvencesine kavuşmuş, yargı kararı ve koruma hukuku gereği AKM’nin depreme karşı güvenli hale getirilerek aslına uygun olarak restore edilmesi konusunda hazırlanan proje, Koruma Kurulu tarafından onaylanarak Ocak 2010’da Beyoğlu Belediyesince ruhsata bağlanmıştır.
Kültür ve Turizm Bakanlığı ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi, kamusal sorumlulukları doğrultusunda AKM’nin aslına uygun restorasyon işlerini tamamlamak ve binanın bir an önce yeniden hizmete açılmasını sağlamakla yükümlü oldukları halde 8 yılı aşkın bir süredir AKM’yi yıkıma terk etmek, polis karakolu olarak kullanmak gibi eylemler ile anayasal sorumluluklarını yerine getirmekten imtina etmek suretiyle suç işlemişlerdir.
Bu konuda yıllardır kamu idareleri nezdinde yaptığımız uyarılar ve cumhuriyet savcılıklarına yaptığımız suç duyuruları işleme konulmayarak hukuk ve yargı kararları yok sayılmıştır. AKM önce bilerek ve isteyerek yıkıma terk edilmiş, şimdi ise bu suçu işleyenler yıkımı gerçekleştirmek ve yerine başka bir yapı yapmak için kendilerinin yol açtıkları bu durumu kullanma gayreti içine girmişlerdir.
Mimarlar Odası olarak, AKM’yi koruyan bir restorasyonun tamamlanarak toplumumuzun yeniden kültür ve sanatla buluşması amacıyla, koruma hukukuna aykırı bir biçimde ve oldubitti anlayışıyla gerçekleştirilmek istenen işlemlerin durdurulması için hukuki girişimlerde bulunacağımızı önemle vurguluyoruz.
Yine ve yeniden uyarıyoruz:
Yıllardır dünyanın gözü önünde tarihe, kültüre, sanata, topluma ve hukuka karşı taammüden suç işlenmektedir!
Derhal onaylı restorasyon projesi uygulamaya sokularak bu kültür ve tarih yıkımına son verilmeli, Atatürk Kültür Merkezi özgün yapısı, kullanımı ve çevresiyle toplumun hizmetine sunulmalıdır.
AKM’yi yıkıma terk etmek de yıkmak da suçtur!
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
16.09.2024
07.06.2024
24.05.2025
15.03.2025
Gezi 5 Yaşında! Karanlık Gider, Gezi Kalır!
Video hakkında henüz açıklama girilmemiş.