En çok izlenen videolar

MimaristTV
313 Görüntülenme · 4 yıl önce

⁣mudunu yarına taşıyacağız…


Dünyanın ve ülkemizin doğal, kültürel değerleri ile insana yaraşır çevre için ömrünü veren, mesleğimizin çağdaş, demokrat, toplumcu ilkelerinin yılmaz savunucusu C. Sami Yılmaztürk’ü, aramızdan ayrılışının üçüncü yılında anıyoruz.



2018 yılında ansızın aramızdan ayrılan, Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi 43. ve 44. Dönem Yönetim Kurulu Başkanı C. Sami Yılmaztürk’ü anmak üzere ailesi, meslektaşları, çalışma arkadaşları, dostları ve mücadele arkadaşları çevrimiçi anma programında bir araya geliyor.

MimaristTV
90 Görüntülenme · 4 yıl önce

⁣Meslektaşlarımızın, mesleki birikimlerini ve deneyimlerini paylaştığı “Mimarlar Deneyimlerini Paylaşıyor- Cumartesi Buluşmaları” başlıklı söyleşilerimizin 2019 yılındaki ilk buluşmasında Refael Avidor ve Mete Göktuğ’u konuk ediyoruz. Söyleşi, 23 Mart 2019 Cumartesi günü saat 16.00’da Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi Karaköy Binası’nda gerçekleşecek.

Refael Avidor ve Mete Göktuğ söyleşisi, Avidor’un “Pera Darmademans” kitabındaki anlatılar üzerinden şekillenecek. Ocak ayında Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi tarafından yayınlanan kitap, İstanbul Beyoğlu’nda geçen üç öyküsüyle Avidor’un yaşamından kesitler sunuyor. 1981 yılında henüz “deneyimsiz” genç bir mimarken üstlendiği işi anlattığı Yıkılış’ta Bereket Apartmanı sakinlerinin hayatlarına konuk oluyoruz. Şantiye defterine o tarihlerde alınan notlar 34 sene sonra öyküleşirken Pera’da yaşanan değişimlere de doğallıkla değiniyor. Gökten Taş Yağıyordu, üç farklı zaman diliminde alınmış notların bir araya gelmesiyle oluşuyor; Tarlabaşı Bulvarındaki binanın öyküsü çok tanıdık: Koruma Kurulu onayları, belediye ruhsatları, iskân izinleri, müellife sorulmadan değiştirilen tasarımlar… En yakın tarihli iş ise Balyoz’a konu olan, 2012 yılının sonunda başlayıp beş ayda tamamlanan bir restorasyon projesi. Avidor, mimarlık yaşamına bizim için üç küçük pencere aralayan bu “iş”leri öyküleştirirken kendisiyle hesaplaşmalarını ve özeleştirilerini de paylaşmaktan kaçınmıyor.

“Pera Darmademans” kitabı Karaköy binamızda yer alan kitabevimizden edinilebilecek. Söyleşinin sonunda ise Refael Avidor kitaplarını imzalayacak.

Refael Avidor

Refael Avidor, 68 kuşağından, mesleki demokratik mücadelenin içinde yer alan, İstanbul Teknik Üniversiteli, çok dilli bir entelektüel. Elli yıla yaklaşan mimarlığının yanı sıra hayatı boyunca öyküler ve şiirler yazdı, çeviriler yaptı. Çocukluğundan itibaren uğraştığı resim sanatı, üniversiteye girişte neredeyse aklını çelecekti ki, seçimini mimarlıktan yana yaptı. Mimarlık fakültesini bitirdikten sonra da resme devam etti. Bütün gezilerinde yanından eksik etmediği pastel boyalarıyla gördüklerini defterine resmetmeyi her zaman sürdürdü.

Mete Göktuğ

Yüksek Mimar Mete Göktuğ, Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi’nde farklı dönemlerde Yönetim Kurulu üyeliği görevlerinde bulunmuş, Galata Derneği’nin başkanlığını yapmış, Tarlabaşı’ndan Galata’ya çeşitli kent mücadelelerinin içinde yer almıştır. Eşi Nadire Göktuğ ile birlikte, 1991 yılında alarak restore ettikleri eski İngiliz Karakolu yeni “Galata Evi”ne hayat vermeye devam etmektedirler.

MimaristTV
88 Görüntülenme · 4 yıl önce

Mayıs 2009
Yönetmen: Fatih Pınar
TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi

MimaristTV
45 Görüntülenme · 4 yıl önce

19. YÜZYILDA YENİDEN BİÇİMLENEN KENT: İSTANBUL

İstanbul, özel coğrafi konumu nedeniyle tarihöncesi çağlardan bu yana tercih edilen bir yerleşim yeri olmuştur. Kent, tarihsel süreç içinde Bizans, Osmanlı gibi büyük devletlere de başkentlik yapmış ve binyıllar içinde görkemli anıt yapılarla donatılmıştır. İstanbul’un çekici topografik özellikleri de anıtların yer seçiminde etkili olmuş, böylece doğal ve mimari çevre birlikte özgün bir kültürel peyzaj oluşturmuştur. Günümüz İstanbul imgesinin kanıtı olan ve sıklıkla koruma sorunlarına dikkat çekilen “tarihi yarımada silueti”, aslında zaman içinde pek çok değişim yaşayarak bugüne ulaşmış olan ve İstanbul’un geçmişindeki farklı dönemlerin, farklı kültürlerin izlerini taşıyan bir bütünlüktür.

İstanbul bu özel kültürel değeri ve mimari kimliği ile 1985 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesine girmiştir. Böylece İstanbul’un geçmiş yaşamının bugüne ulaşan izlerini ve kanıtlarını oluşturan anıt yapılar ve kentsel dokular kendi uyumlu bütünlüğü içinde küresel ölçekte saygı duyulan ve korunması önemsenen bir değer olarak kabul edilmiştir. Ancak her ne kadar kentimizin görkemli geçmişi ve etkileyici görüntüsü ile övünsek de, İstanbul bugün önemli koruma sorunları yaşamaktadır. Tarihi kent üzerindeki rant baskısının olumsuz etkisi ve yanlış koruma politikaları, İstanbul’un özgün tarihi kimliğini ve mimari değerini tehdit etmekten öte dönüştürmeye başlamış durumdadır. Bu bağlamda doğru koruma politikalarını geliştirebilmek ve yanlış uygulamalara karşı durmak için bir yol da İstanbul’u çok katmanlı çok kültürlü kimliği ile doğru tanımak ve anlamaktır.

Bu kapsamda TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi olarak “İstanbul’u Tanımak, İstanbul’u Anlamak” başlıklı yeni bir seminer dizisi ile tarihöncesinden günümüze kentin farklı dönemlerine ışık tutan farklı uzmanlık alanlarından araştırmaları bir araya getiren seçkiler oluşturmayı planladık. Bu bağlamda seminer dizimizin birincisinin konusu “19. Yüzyılda Yeniden Biçimlenen Kent: İstanbul” olarak belirlenmiştir. 19. yüzyılda yangınlar nedeniyle boşalan büyük kentsel alanlarda gerçekleştirilen yeni imar uygulamaları, İmparatorluğun bu “uzun yüzyılının” zor yaşanmışlıklarının bir yansıması olarak nüfusun hızlı artışı ve demografik değişkenliği, gerek kentin merkezi olan Tarihi Yarımada’da gerek Üsküdar, Beşiktaş bölgelerinde yeni ve görkemli kargir yapılaşmalarla büyüyen ve değişen kent üzerine konunun uzmanları sunumlarıyla seminer dizimize katkıda bulunacaklardır.

MimaristTV
139 Görüntülenme · 4 yıl önce

Temmuz 2010
Yönetmen: Fatih Pınar
TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi

MimaristTV
35 Görüntülenme · 4 yıl önce

⁣⁣Dünya Mimarlık Günü Etkinlikleri:
Türkçe Çeviri


Konferans: Prof. Anne FeenstraTMMOB Mimarlar Odası tarafından 2021 Dünya Mimarlık Günü etkinlikleri çerçevesinde düzenlenen, 2012 yılı “Küresel Sürdürülebilir Mimarlık Ödülü” sahibi Prof. Anne Feenstra’nın “Mimarlık Yapmak: Kapsayıcı, Sağlıklı, Dayanıklı” başlıklı konferansı, 28 Eylül 2021 Salı günü saat 17.00’de Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi’nde gerçekleşti.Etkinlikte Anne Feenstra, Afganistan, Hindistan ve Nepal’deki çalışmaları üzerinden mimarlığın yerel bağlamla, zanaatkarlar, kullanıcılar ve malzemelerle olan ilişkilerini tartışacak. “Doğa ile tasarım” yaklaşımıyla Hindu Kush-Himalaya bölgesindeki yapılaşmayı zorlayıcı iklim koşullarına, soğuğa ve depreme dayanıklı hale getirmek için kullanılan tasarım / inşa yöntem ve tekniklerini dinleyicilerle paylaştı.

MimaristTV
106 Görüntülenme · 4 yıl önce

⁣Afet Farkındalık Eğitimi

MimaristTV
58 Görüntülenme · 4 yıl önce

⁣Eski Eser Yapılarda Restorasyon Uygulamaları Semineri VII

MimaristTV
94 Görüntülenme · 4 yıl önce

Konu: Arsa Düzenlemesinde İdari Yargı Denetimi (Ön Koşullar Yönünden İnceleme); Arsa Düzenlemesinde İdari Yargı Denetimi (Esas Yönünden İnceleme); Arsa Düzenlemesinin İptali ve Sonuçları.

MimaristTV
67 Görüntülenme · 4 yıl önce

Forum

MimaristTV
75 Görüntülenme · 4 yıl önce

⁣Cumhuriyetin simgesel değerlerinden, modern mimarlık ve kültür varlıklarımızın en önemli yapıtlarından Atatürk Kültür Merkezi’nin yıkılarak yerine yapılacak yeni proje, 6 Kasımda Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Sütlüce Kongre Merkezi’nde düzenlediği toplantıda Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından bizzat açıklanmıştır.

Koruma ve imar mevzuatına aykırı olarak, hiçbir hukuki belgeye dayanmayan ve yine alışılagelen yöntemle hazırlık sürecinde toplumdan gizlenen projenin tanıtımı, kültürel mirasın korunması ve mimari tasarım kültüründen yoksun bir siyasal anlayış doğrultusunda adeta bir gösteriye dönüştürülmüştür. Toplantıda AKM’nin yıkımını meşrulaştırma ve bugüne kadar işlenen suçları örtme telaşı içerisinde kimi gerçek dışı bilgi ve iftiraların yanı sıra bazı itirafların yine bizzat cumhurbaşkanı tarafından dile getirilmesine üzülerek tanık olduk.

Öncelikle insanlarımızın emeği ve alın teri ile ülkemize kazandırılan kültür varlıklarını ve doğanın bize sunduğu güzellikleri korumak, yaşatmak ve geleceğe taşımak için demokratik ve barışçıl yöntemlerle çaba gösteren kuruluşların, kültür-sanat çevreleri ile duyarlı yurttaşların “terörist” olarak suçlanmasını bu ülkenin birikimine, kültürel ve insani değerlerine yakışmayan bir açıklama olarak değerlendirmekteyiz.

Erdoğan konuşmasında cumhuriyetin simgelerinden biri olan AKM’yi yıkmak ve yerine “kendi döneminin simgesi” bir yapı yapmak istediğini açıkça belirtmektedir. Daha önce depreme karşı güvenli hale getirilerek restore edilmesi konusunda hazırlanan proje, ihalesi yapılıp uygulanmaya başlanmışken, hukuki ve bilimsel dayanağı olmayan, ideolojik bir tavır içerisinde verilen talimatla durdurulmuş, böylece kamu kaynağı israf edilmiş ve ne yazık ki anıtsal yapı yıkıma terk edilmiştir.

Tarihi eserin korunması gerekirken sunulan yeni projenin AKM ile uzaktan yakından bir ilgisi olmadığı anlaşılmaktadır. 1. grup tescilli bir yapının yıkılarak yerine aslından oldukça uzak bir projeyi uygulamak koruma ilkeleriyle bağdaşmamaktadır. Söz konusu projenin AKM’nin proje müellifi olan Hayati Tabanlıoğlu’nun oğlu tarafından hazırlanmış olması AKM’nin korunduğu anlamına gelmediği gibi eser olan yapıya bizzat oğlu tarafından “ihanet” edilmesi mesleki anlamda ayrıca değerlendirilmesi gereken bir husustur.

Bu kapsamda tekrar hatırlatmak isteriz:

Cumhuriyet döneminin en önemli kültür varlıklarından biri olan Atatürk Kültür Merkezi, “1. grup anıtsal yapı” olarak tescilli bir yapı olduğu gibi, Türkiye’nin opera binası olarak tasarlanarak öz kaynaklarımızla gerçekleştirilmiş ilk ve tek yapısıdır. Aynı zamanda kentsel ve tarihi sit alanı olan Taksim Meydanının bütünleyici ve tanımlayıcı yapısal bir öğesidir.

Taşıdığı kültürel, tarihi, yapısal ve mimari değerleri ile de başta Anayasa ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu olmak üzere koruma hukuku ve Türkiye’nin altına imza attığı uluslararası sözleşmelerle varlığı güvence altına alınmıştır.

Bütün bunlara ilaveten 16 Aralık 2010 tarihinde AKM’nin korunması yargı güvencesine kavuşmuş, yargı kararı ve koruma hukuku gereği AKM’nin depreme karşı güvenli hale getirilerek aslına uygun olarak restore edilmesi konusunda hazırlanan proje, Koruma Kurulu tarafından onaylanarak Ocak 2010’da Beyoğlu Belediyesince ruhsata bağlanmıştır.

Kültür ve Turizm Bakanlığı ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi, kamusal sorumlulukları doğrultusunda AKM’nin aslına uygun restorasyon işlerini tamamlamak ve binanın bir an önce yeniden hizmete açılmasını sağlamakla yükümlü oldukları halde 8 yılı aşkın bir süredir AKM’yi yıkıma terk etmek, polis karakolu olarak kullanmak gibi eylemler ile anayasal sorumluluklarını yerine getirmekten imtina etmek suretiyle suç işlemişlerdir.

Bu konuda yıllardır kamu idareleri nezdinde yaptığımız uyarılar ve cumhuriyet savcılıklarına yaptığımız suç duyuruları işleme konulmayarak hukuk ve yargı kararları yok sayılmıştır. AKM önce bilerek ve isteyerek yıkıma terk edilmiş, şimdi ise bu suçu işleyenler yıkımı gerçekleştirmek ve yerine başka bir yapı yapmak için kendilerinin yol açtıkları bu durumu kullanma gayreti içine girmişlerdir.

Mimarlar Odası olarak, AKM’yi koruyan bir restorasyonun tamamlanarak toplumumuzun yeniden kültür ve sanatla buluşması amacıyla, koruma hukukuna aykırı bir biçimde ve oldubitti anlayışıyla gerçekleştirilmek istenen işlemlerin durdurulması için hukuki girişimlerde bulunacağımızı önemle vurguluyoruz.

Yine ve yeniden uyarıyoruz:

Yıllardır dünyanın gözü önünde tarihe, kültüre, sanata, topluma ve hukuka karşı taammüden suç işlenmektedir!

Derhal onaylı restorasyon projesi uygulamaya sokularak bu kültür ve tarih yıkımına son verilmeli, Atatürk Kültür Merkezi özgün yapısı, kullanımı ve çevresiyle toplumun hizmetine sunulmalıdır.

AKM’yi yıkıma terk etmek de yıkmak da suçtur!

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

MimaristTV
169 Görüntülenme · 4 yıl önce

TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi’nin Ocak 2015’ten itibaren düzenlediği ve farklı disiplinden bir uzmanın konuşmacı olarak katıldığı “Ayın Konuğu” buluşmalarının bu dönemki üçüncü konuğu Müzeolog, Endüstriyel Tasarımcı Burçak Madran.

MimaristTV
74 Görüntülenme · 4 yıl önce

Konu: İmar Planları Türleri, Ölçekleri, Kademeleri ve Yapımı

MimaristTV
108 Görüntülenme · 1 yıl önce

Meltem TV'de Gülgün Feyman'ın sunduğu Haberin İçinden programına 27 Ocak 2025 Pazartesi günü Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi Yönetim Kurulu Sekreteri Ahmet Erkan, Bolu Kartalkaya'daki otel yangını ile ilgili değerlendirmelerde bulunmak üzere konuk oldu.

MimaristTV
98 Görüntülenme · 4 yıl önce

Yönetmen: Fatih Pınar




1. sayfadasınız. Toplam sayfa sayısı 3